24 Şubat 2018 Cumartesi

Pazar 6'lısı: Kış Olimpiyatları

M E R H A B A L A R
Pazar 6'lılarını her zaman geç yazan ben bugün bayağı erkenciyim. Tü tü tü nazar değmesin. Bugünün teması olan Kış Olimpiyatlarının sorularını hazırlarken bayağı zorlandım. Sorular ilgili spor dalıyla az da olsa alakalı olsun diye kafa çatlattım biraz :D Ama sonuçtan memnum olduğum için şikayet etmeyeceğim. Bu temayı daha detaylı anlattığım Şubat Temaları yazıma bakabilirsiniz eğer aradaki ilişkiyi kuramadıysanız. Geçelim artık cevaplarıma :))

Kayakla Atlama- Sıkıldığınız için atlayarak okuduğunuz bir kitap
Koredeki Çatı Katımdan Sesleniyorum-Didem Duygu Demir. O kadar sıkılmıştım ki okurken atlayarak bile sonunu getirememiştim. Koreyle alakalı olunca ilgimi çekmişti ama anlatımın samimiyetsizliği ve abartılı diliyle benim için sınıfta kalmıştı.
Kızak- Herhangi bir toplu taşımada okuduğunuz/okumaya uygun bir kitap
Otobüste okuma çabalarımın %90'ı mide bulantısı yüzünden hüsranla sonuçlansa da Austen Diyarı bu vahim durumdan kurtulan nadir kitaplardan biri. Sonunu büyük bir heyecanla okumamdan dolayı sanırım mide bulantısıymış, otobüsmüş falan hiç etkilememişti. 
Kısa Mesafe Sürat Pateni- Bir oturuşta okumalık bir kitap
Yakut Kırmızı-Kerstin Gier. Zamanda yolculuk, tatlı mı tatlı bir romantizm ve akıcı diliyle bir günde çok rahat okunabilecek bir kitap. Hatta okumaya başlamışken serisinin diğer kitaplarını da hazır etmenizi tavsiye ederim çünkü bittikten sonra bir sonraki kitaba geçmeden durmak biraz zor :))
Biatlon- Hem filmini izlediğiniz hem de kitabını okuduğunuz bir kitap
Marslı-Andy Weir. Bu kategori için cevap ararken çok fazla uyarlama film izlemdiğimi fark ettim. Sonra da kendi kendimi sanki uyarlama olmayan filmleri çok izliyorsun da diye ezikledim çünkü öz eleşiri bunu gerektirir. Marslıya gelirsek de kitabı hala bitirmedim, favorilere eklenecek kadar güzel kitap ama okumuyorum devamını. Filminde de Matt Damon abimiz tam kafamdaki Mark karakterini yansıtmış, teşekkürler.
Curling- Sizi düşündüren bir kitap
Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun-Hatice Meryem. Gerçekten okunması gereken kitaplardan biri. Kısa hikayelerden oluşuyor kitap ve bu hikayelerin her biri "bir x'in karısı olsaydım eğer..." kalıbıyla başlıyor. Bu x yerinde bazen bir marangoz, bazen ince ruhlu bir adam, bazen bir gariban, bazen de bir demiryolcu var. Eşler değişse de değişmeyen bir şey var ki o da yazarın incelikli dili, mizahı ve trajikomik durumları aktarmadaki başarısı. Nedendir bilmem kitabı sevmeme rağmen yazarın diğer kitaplarını araştırmamışım. Oysa diğer kitaplarına baktım az önce ve onların konuları da oldukça çekici. Kesinlikle Hatice Meryem'in diğer kitaplarını da okumak istiyorum ve size de tavsiye ediyorum :>
Serbest Stil Kayak- Bu yazıyı okuyanlara önereceğiniz bir kitap
Karşıdakinin zevkini tam bilmeyince kitap önermek zevkten çok bir işkence oluyor. Mesela geçenlerde benim en sevdiğim fantastik kitaplardan biri olan Sissoyluyu kuzenime önerdim ve birkaç gün sonra aldığım dönüt "20 sayfa okudum sıkıldım, ıyk." oldu. Haliyle insan çekiniyor böyle olunca önermeye. AMA bu demek değil ki Sissoyluyu önermekten vazgeçeceğim. O yüzden fantastik seven herkese Sissoyluyu öneriyorum :D Sevmeyenlere de öneriyorum hatta belki sevmeye başlarsınız :D

Kış Olimpiyatlarını böyle tamamladım ben. Bu çabama en az bir gümüş madalya hak ediyorum bence :D Yalnız Pazar 6'lısının Kış Olimpiyatlarının kapanışıyla aynı güne gelmiş olması çok güzel bir tesadüf oldu bence. Fangirl tarafım çok ağır bastığı için söylemeden geçemeyeceğim; EXO ulusun temsilcisi olarak kapanış töreninde performans sergileyecekmiş. Hem de 45 dakika HEM DE PERFORMANSLARDAN BİRİ GROWL OLUCAKMIŞ!!! TRT Sporda saat 13.55'te izleyebileceğiz hatta biz de!!!! Yani bu 2018'in en güzel olayı değil de ne sorarım size? Eureureong nedir nasıl Eureureonglanır bilmeyen ve yeniden görmek isteyenler için aşağıya şarkıyı bırakıyorum. Müzik videosundaki tarzları biraz gözlerimi ağlattığı için (E yıl 2013 çok da yargılamamak lazım) bayılarak izlediğim ve dinlediğim performans videosunu da koyuyorum. Hadi yine iyisiniz.


Asıl konudan çok saptım ama elimde değil. Bu Pazar 6'lısını siz de yazdıysanız yazınızın linkini aşağıya bırakabilirsiniz. Kategoriler için ne düşünüyorsunuz peki? Sizin eklemek istediğiniz kitaplar var mı? Buyrun yorumlara!

18 Şubat 2018 Pazar

Ay Sonu Değerlendirmesi | Ocak 2018

M E R H A B A L A R
İki kere yazdığım ama sonra bıraktığım Ay Sonu Değerlendirmesi yazılarına devam etmeye karar verdim. Yani ne kadar devam ederim orası meçhul ama şu anlık planlarımda bunu her ay yazmak var. 

Ocak ayının en güzel şeylerinden biri Suzy'nin geri dönüşü olduğu için açılışı onunla yapıyorum :D


Ocakta Okuduklarım
Uzak Yıldızlar-Marissa Meyer 4/5
Otranto Şatosu-Horace Walpole 2/5 (Üzerine tıklayarak yorumuna ulaşabilirsiniz.)
Yıldızlara Sarılı Kraliçe-Roshani Chokshi 2/5
Cennet Gibi-Julia Quinn 2,5/5

Yıla okuma açısından pek hoş başlamadım gördüğünüz gibi. Arka arkaya hoşuma gitmeyen kitaplar okuyunca moralim de bozuldu tabii. Ocak ayının kitap favorisi Ay Günlükleri serisinin ek kitabı olan Uzak Yıldızlar oldu. 

Ocakta İzlediğim Diziler
The Resident 1-2 arasındaki bölümler
1. bölümü sevip 2'den o kadar da keyif almayınca bıraktım diziyi. O kadar çok dizi varken bayılarak izlemeyeceklerime zaman ayırmak istemiyorum artık. Yine de dizinin konusu ve ilk bölüm hakkındaki yorumuma buradan ulaşabilirsiniz.
Just Between Lovers 1-9 arasındaki bölümler
2017'nin en güzel dizilerinden biri. Hatta ilk 3'e bile girebilir. Bitirdiğimde dizi blogum olan Bir Bölüm Dahada yorumumu paylaşmayı istiyorum.
Avengers Social Club 9. bölüm
Yine izlemesi çok keyifli, tam bir aile dizisi. Araya birkaç şey girdiği için henüz onu da bitiremedim ama şubatta bitireceğim umarım.

Ocak ayının dizi favorisi olarak Just Between Lovers'ı seçiyorum. Romantik, biraz da melankolik dizi arayanlara önerimdir.

Ocakta İzlediğim Filmler
Baby Driver (2017) 4/5
Başrolünde pahalı arabaların, asfaltı ağlatan sürücülerin olduğu klasik hız filmlerinden farklıydı. İzlemeden önce ben Hızlı ve Öfkeli tarzında bir şey bekliyordum. Daha duygusal ve romantizmin de olduğu bir film çıktı. Bir de soygun olayı falan vardı. Aslında izlerken çok severek izledim ama bittikten sonra ne izledim ben diye düşününce bir kategoriye sokamadım tam. Yarış desen değil, soygun filmi desen o da tam değil, başlı başına romantik de değil. Böyle ortaya karışık bir şey olmuş ama yine de güzel olmuş ya :D Ansel Elgort ve Lily James çok yakışmışlar yalnız bunu da demeden geçmeyeyim. Özellikle Angel Elgort'u izlemesi bayağı keyifliydi.

Ocakta Dinlediklerim

Listede 10 şarkı var ve sadece bir tane favori seçemedim. Eleye eleye şu 4'ünün ocak ayının favori şarkıları ilan ediyorum. Kpop dinlemiyorsanız bile bu 4'ünü severek dinlersiniz bence.
Suzy-Loving Someone Else
Red Velvet-Bad Boy
Savina&Drones-Aurora (Just Between Lovers OSTu)
Zitten-I Open My Eyes (Just Between Lovers)

Ocakta Yazdığım Blog Yazılarım
Mim: 2018 Hedeflerim
Mim: Geriye Bakış 2017
Pazar 6'lısı: Ocak Temaları
Kış Okuma Şenliği 2018: Okuma Listem
Pazar 6'lısı: 2017'nin En Şık Kapakları
2018 Klasik Kitap Okuma Maratonu
Seyir Defteri #bilmemkaç
Bir Bölüm Daha Yayın Hayatına Hazır
Bölüm Yorumu: The Resident 1x01
2018 Yeni Kore Dizileri | Ocak
Jang Keun Suk Geri Dönüyor "Switch: Change the World"

Valla yoruldum. Bir dahaki aylarınkini yazarken bu kadar detaya girmem sanırım. Gerçi yılın sonunda geri dönüp baktığımda benim için iyi olur. Her neyse efenim bir duyuruyla bu yazıya son veriyorum.

Yalnız Ama Özgür blogunda çekiliş var. Özellikle kırtasiye ürünlerini sevenlerin katılması gereken bir çekiliş. Kaçırmayınız benden söylemesi :> Keyifli günler!


17 Şubat 2018 Cumartesi

Pazar 6'lısı: Şubat Temaları


M E R H A B A L A R
Şubatı yarıladık ama Pazar 6'lısının şubat temaları anca gelebiliyor. Bunun nedeni hem vakit bulamamam hem de artık tema fikirlerinin suyunu çekmiş olmasıydı :D 

18 Şubat Pazar- 14 Şubat Özel
Geçen çarşamda sevgililer günüydü ve aynı zamanda dünya öykü günüymüş. O yüzden size bu haftaki temada bayağı bir çeşitlilik sunacağım. "Sevgiliye hediye edilecek 6 kitap", "Romantik severlere önereceğiniz 6 kitap", "Öykü okumak isteyenlere 6 öneri" ve "6 kurgusal sevgili". Sonuncusunu ben geçen çarşamba mim olarak yaptım (Mime buradan ulaşabilirsiniz.). İsterseniz siz de mim olarak ya da Pazar 6'lısının bir teması olarak yapabilirsiniz.

25 Şubat Pazar- Kış Olimpiyatları
Şu ana kadar ki en orijinal Pazar 6'lısı temalarından biri bu oldu diyebilirim. Malum Güney Korede şu an Kış Olimpiyatları yapılıyor. Dedim biz niye yapmayalım? :D Kış Olimpiyatlarındaki birkaç kategoriyi kitaplara uyarladım, umarım seversiniz. Aşağıda belirttiğim her kategoriye bir kitap seçme şeklinde gerçekleştireceğiz Pazar 6'lısını.

Kayakla Atlama- Sıkıldığınız için atlayarak okuduğunuz bir kitap
Kızak- Herhangi bir toplu taşımada okuduğunuz/okumaya uygun bir kitap
Kısa Mesafe Sürat Pateni- Bir oturuşta okumalık bir kitap
Biatlon*- Hem filmini izlediğiniz hem de kitabını okuduğunuz bir kitap
Kayarken bir yandan da hedefleri vurarak zamana karşı yapılan bir yarışmış. E madem hem kaymalı hem vurmalı biz de bunu hem okumalı hem izlemeli yaparız dedim. İyi demiş miyim? :D
Curling*- Sizi düşündüren bir kitap
Buz üzerinde satranç olarak da adlandırıldığından böyle bir kategoriyi uygun gördüm.
Serbest Stil Kayak- Bu yazıyı okuyanlara önereceğiniz bir kitap

Umarım temalar hoşunuza gitmiştir. Şubat biraz böyle arada kaynadı ama mart temalarını şimdiden hazırladım. Martta böyle bir sıkıntı yaşamayacağız umarım. İyi geceler!

14 Şubat 2018 Çarşamba

Mim: Kurgusal Aşklar

M E R H A B A L A R  dostlarım
Bir sevgililer gününü daha yalnız geçirmekteyken fark ettim ki aslında bir okur olarak hiç de yalnız değiliz. İstemediğimiz kadar kurgusal sevdiceğimiz var. Vampirinden tutun da18. yüzyıl beyefendisine kadar bayağı da geniş bir yelpazeye sahipler hatta :D Hal böyle olunca günün anlam ve önemine uygun bir mim başlatmak istedim ben de. Mim aşırı fangirllük içerir şimdiden uyarıyorum. 

Öyleyse kemerlerinizi bağlayın, başlıyorum!

1. Birlikte Dünyayı Dolaşmak İstediğim-Finch (Hayatın Kıyısında)
Etrafındaki ufak şeylerin bile keyfi çıkarabilen, onlara anlam yükleyebilen Finch'ten iyisini mi bulacağım yol arkadaşı olarak? Ayrıca mümkünse ATZİG'ten Gideon'u tur rehberi, Cressten de Thorn'u şoförüm olarak istiyorum. Hayır hiç de çok olmadım.

2.  Hem Eğlenilecek Hem de Evlenilecek Olan-Peeta Mellark (Açlık Oyunları)
Peeta her zaman all time favorite karakterlerimden biri olacak. Ben ki okuduğum kitapları tekrar okumam ama Açlık Oyunları serisinin hala bazı bölümlerini açar açar okurum. Bu bölümler de çoğu zaman Peetanın kalpleri eriten cevaplarının olduğu bölümler oluyor. Mesela Katniss'e "Benim kabuslarım genelde seni kaybetmek üzerine." dediğinde ben çoktan kalpten gitmiştim zaten.

3. Göründüğü Gibi Soğuk/Sert Olmayan-Karanlıklar Efendisi (Gölge ve Kemik)
Şimdi burada Karanlık Efendisi aslında çok minnoş, ponçik falan demeyeceğim tabii ama ben onu kötüler grubuna da koymuyorum. Ne yaptıysa milletini -grishaları- boyunduruk altından kurtarmak için yaptı. Başta Alina ve saz arkadaşları Karanlıklar Efendisinin planlarını bozmasalardı Karanlıklar Efendisi de aşırıya kaçmayacaktı. 

4. Birlikte Issız Adaya Düşmek İstediğim-Cricket (Lola ve Komşu Çocuk)
Cricket'in mühendislik yetenekleri sayesinde o ıssız adada bile konforlu bir şekilde yaşar gideriz. Uzaya roket bile fırlatırız valla.

5. Sabahlara Kadar Mesajlaşmak İstediğim-Leo Leikke (Poyraza Çare)
Bu maddeyi sırf Leo Leikke için eklediğim doğrudur. Çünkü kendisi kalbe zararlı mailler yazmada bir numara. (Not: Kalp ve şeker hastaları uzak dursun.)

6. Battaniyelere Sarıp Sarmalamak İstediğim-Dorian Havilliard
Ya bu çocuğun çektiği nedir sorabilir miyim? Ne aileden, ne sevgilisiden, ne de dosttan yana şansının pek yaver gittiği söylenemez. Tüm talihsizlikler bu çocuğu buluyor. Gel annem, kollarıma gel, ben seni korurum.

7. Birlikte Dünyayı Yönetmek İstediğim-Rhysand (Sis ve Öfke Sarayı)

Bilemiyorum bunun için açıklamaya gerek var mı? Hani mükemmeliğin  vücut bulmuş hali olmasının yanında halkını korumak için göze aldıkları, sabırlı oluşu ve eşinin kararlarına duyduğu saygı Rhysand'a benim yanımda bir taht kazandırıyor :D 

8. Birlikte Baloya Gitmek İstediğim-Darcy (Gurur ve Önyargı)
Herhalde bu gerçekleşse Bay Darcy bana dans sözü verdiğine pişman olur ama ayaklarına verdiğim ciddi boyutta zarardan dolayı bir süre balolara katılamamaktan da memnun olurdu gibi geliyor.

Evet harem kurdum resmen kendime hahah. Listeye giremeyenler de üzülmesinler, gönlü geniş biriyimdir kalbimde herkese yer var. Kendimi durdurmasam bu liste artık sonsuza kadar uzar giderdi. Siz listedeki beyleri nasıl buldunuz peki? Ortak noktalarımız var mı? Buyrun yorumlara! Adet yerini bulsun diye de Rüya Kitaplık blogundan Ecrin'i, Bellenin Kütüphanesinden Belleyi, Gezegenin Sihrinden İrem'i ve Şule Uzundereyi mimliyorum. Tabii okuyan herkes de davetlimdir :))

Ayrıca Dünya Öykü Gününüz de kutlu olsun! Bana bir öykü önerisinde bulunmak ister misiniz?

Güldük eğlendik şimdi kaldığım yerden gerçeklerle yüzleşmeye geri gidiyorum.

4 Şubat 2018 Pazar

Mim: Sinema ve Ben

M E R H A B A L A R
Görmemiş olmanız imkansız olan bir mimle karşınızdayım. Mimi sevgili Öneri Makinesi başlatmış. Beni de Kitabın DNA'sı blogundan sevgili İrem mimleyince ve sorular birbirinden keyifli olunca yapıverdim hemen. Hatta şu ana kadar yaptığım en hızlı mim bile olabilir :D

1. Sinemada izlediğin ilk film?
Keşke buna Harry Potter ve Felsefe Taşı diyebilsem ama sinemasever bir ailede olmayınca sinemayı sınıfça gittiğimiz Kayıp Balık Nemo filmiyle keşfetmiştim. Gerçi çok da büyük bir iz bırakmamış anlaşılan bende ki çok merakla beklediğim filmler hariç sinemaya pek gitmem :D

2. Film en güzel ...'da/a izlenir.
Çok seçici olmadığımdan buna rahatsız edilmeyeceğim her ortam diye cevap vereceğim. Aslında izleme kalitesini düşününce sinema diyesim geliyor ama sinemadaki kalabalıkta rahat edemediğim anlar oluyor. Mesela salya sümük ağlayamıyorum :D

3. Film izlerken olmazsa olmazın var mı? Varsa neler?
Allahım ne kadar da düz bir insanım. Buraya yazacak havalı bir şeyim olsun isterdim ama öyle özel bir rutinim yok :D

a. Tek başına mı, kalabalık mı?
Sinemada izliyorsam kalabalık. Çok kalabalığa da gerek yok gerçi bir kişi de yeter bana. Evde izliyorsam da hiç fark etmez. Film izleyeceğim zaman genelde kardeşime de haber veririm ama kendisi pek benimle izleme taraftarı değil. Sessiz bir izleyici olmadığımdan hak veriyorum ona da :D


b. Mısır mı, cips mi?
Cips ama yerken pek de odaklanabilen biri değilim. O yüzden genellikle yeme ve izleme etkinliklerini ayrı ayrı yapmayı tercih ediyorum :D

c. İki boyutlu mu, üç boyutlu mu?
Her gözlüklü insanın kabusu olan 3D şeytan icadıdır. Gözlük üzerine 3D gözlüğü takmayı deneyen çoğu insanın 2 boyutluyu seçeceğini düşünüyorum :D

d. AVM sineması mı, sokak sineması mı?
Sokak sineması nedir? Yenilir mi içilir mi bilmediğimden AVM sineması diyeceğim mecburen.

e. Filmden önce filmin fragmanını izlemek mi, yorumları okumak mı?
Her ikisini de yaparım. Spoilerden korksaydık film izlemezdik :p

Evvet sonuna geldik bir mimin daha. Çoğu kişi mimi ya yaptığı ya da başka birileri tarafından mimlendiği için bana mimleyecek pek kimse kalmadı. O yüzden Rüya Kitaplık blogundan Ecrini ve mimi yapmayan ama yapmak isteyen herkesi davet ediyorum.
 Keyifli günler!

2 Şubat 2018 Cuma

Kitap Yorumu: Otranto Şatosu-Horace Walpole #kom2018 #geok

M E R H A B A L A R
Blogda daha önce bahsetmiştim Büyülü Ayraç blogundan Berfin'in Gotik Edebiyat Okuma Kulübü kurduğunu. Geçtiğimiz ay açılışı gotik eserlerin ilki olarak kabul edilen Otranto Şatosu ile yaptık.

Otranto Şatosu, Prens Manfredi tarafından yönetilmektedir. Manfredinin oğlu evleneceği gün gizemli bir şekilde dev bir miğferin altında kalarak can verir. Manfredinin tek varisi yok olunca şatonun hakimiyetini kaybetme korkusu Manfredinin zalim planlar kurmasına neden olur. Bu sırada şatoda gizemli olaylar arka arkaya patlak vermeye başlar.

Çabuk okunan bir kitap olmasına rağmen Otranto Şatosunu pek sevemedim ben. Bunun en öne çıkan nedeni karakterler kesinlikle. Karakter derinliğinden ve gelişiminden yoksunlardı. Özellikle Manfredinin karısı Ippolita çok sönük, olayların seyrinin değişmesinde hiçbir etkisi olmayan bir karakterdi. Sürekli Manfredinin ağzından çıkacaklara bakıyor oluşu beni çıldırttı adeta.


Kitabın 1700'lü yıllarda yazılmış olduğunu göz önüne alırsak belki biraz fazla yükleniyor olabilirim. O döneme göre iyi olabilir ama günümüz okuyucusunu tatmin edecek bir kitap değil kesinlikle. Gotik türünün meraklısıysanız; bu şatolar, karanlık mahzenler, gizli geçitler, hayaletler edebiyata ilk olarak nasıl girmiş diye merak ediyorsanız o zaman okumanızı öneririm. Aksi takdirde pek de gerekli olduğunu düşünmüyorum. 

Beni rahatsız eden bir noktayı daha söyleyip yorumu bitireceğim. Kitabın birinci basımına yazar bir önsöz yazmış ve bu önsözde sanki hikayeyi kendisi yazmamış da bir kitaplıkta bulunan İtalyanca halini İngilizceye çevirmiş gibi anlatmış. Anlatırken de bol bol övmüş yazarı (kendisini) hatta. Sonra kitabın ikinci baskısına bir önsöz daha yazmış ve burada da okurlarını kandırdığı için özür dilemiş. Kamuoyundan olumlu tepkiler gelince kitabı sahiplenmiş yani. Bu davranışı da kitaba olumsuz bir şekilde başlamama neden oldu. Kadın olsaydı hoş görürdüm ama mevkisi de gayet iyi olduğu halde okuyucuyu kandırması hoşuma gitmedi. Okuyuculardan olumlu tepki gelmeseydi asla sahiplenmeyecekti demek kitabını.

Öyle işte. Klasik Okuma Şenliği 2018'in ve Gotik Edebiyat Okuma Kulübünün ilk kitabı olan Otranto Şatosu böylelikle benden 5 üzerinden 2 yıldız aldı. Meraklılarına duyurulur :D Peki siz okudunuz mu Otranto Şatosunu ya da okumayı düşünüyor musunuz? Okuduysanız kitap hakkında ne düşünüyorsunuz? Buyrun yorumlara^^ 
Keyifli günler!

Yeni Yazılardan Haberdar Olun