20 Nisan 2017 Perşembe

Kitap Yorumu: Hava Uyanıyor-Elise Kova (Air Awakens #1)

Kitap Adı: Hava Uyanıyor #1
Orijinal Adı: Air Awakens #1
Yazarı: Elise Kova
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Türü: Genç Yetişkin, Fantastik
Sayfa Sayısı: 400
Basım Yılı: 2016
Goodreads Puanı: 4,02/5
Puanım: 2,5/5


Solaris İmparatorluğu, başkenti birleştirmeye bir zafer uzağındaydı ve nadir görülen büyüsel bir yakınlığın sahibi, on yedi yaşındaki kütüphaneci çırağı Vhalla Yarl savaşın seyrini değiştirebilirdi.

Vhalla, Büyücüler Kulesi’ndeki gizemli büyü topluluğundan uzak durması gerektiğini bilerek büyümüştü ve kitapların sessiz dünyasında oldukça mutluydu. Ancak farkına varmadan, gelmiş geçmiş en büyük büyücülerden biri olan Prens Aldrik’in hayatını kurtardıktan sonra, yavaş yavaş onun dünyasına doğru çekildiğini hissediyordu. Şimdi önünde vermesi gereken zor bir karar vardı: Ya büyüsünü kabul edip bildiği hayatı terk edecek ya da büyücülükten defedilip eski haline dönecekti. Gölgelerde dolanan kudretli güçlerle birlikte, Vhalla’nın kararsızlığı ona sandığından çok daha fazlasına mal olacaktı. 
Sevenleri kusura bakmasın ama Hava Uyanıyor'u iki kelimeyle tarif etmek gerekirse şişirilmiş bir balon derdim. Kitaptaki fantastik öge element bükmek (kitaptaki adıyla yakınlık kurmak) olunca kitabın adı sürekli Avatar: Son Hava Bükücü çizgi dizisiyle birlikte anılıyordu ve Avatar da benim en sevdiğim yapımlardan biri olduğu için kitabın da aynı muhteşemlikte olduğunu düşünüyordum. Ne kadar yanılmışım. 

Kitapta ateşi kontrol eden ateştutucular, havayı kontrol eden rüzgargüdücüler, suyu kontrol eden suakıtıcılar ve toprağı kontrol eden yerkırıcı büyücüler var. Ha tabi bir de sıradan insanlar var. Bu sıradan insanlarımızdan biri de Vhalla Yard. Kütüphaneci çırağı olarak hayatını sürdüren olan Vhallanın bir olay sonucunda bir büyücü, hatta 100 yıldır görülmemiş bir büyücü olduğu ortaya çıkıyor: bir rüzgargüdücü.

Buraya kadar kulağa iyi geliyor değil mi? Kitap tam da bu noktadan sonra açılacakmış gibi geliyor ama maalesef. Vhalla büyücü olduğuna bir türlü inanmıyor. Ben büyücü olamam da olamam diye tutturuyor ve ben okurken kafamı duvara sürtme isteği ile dolup taşıyorum. 

Büyücü olduğunu kabul ettiğinde de absürtlükler bitmiyor ne yazık ki. Bilinçli olarak ilk büyü yaptığı bir bölüm vardı ki evlere şenlik. Neredeyse sıfır uğraşla büyü yapmayı başarıyor kızımız. Bahanesi de çok yetenekli, çok zeki bir büyücü olması. Tamam yazdığın karakter çok yetenekli olabilir ama bırak biraz hata yapsın, hatalarından bir şeyler öğrensin, çalışsın, çabalasın. Başarının böyle löp diye sunulması kurgunun inandırıcılığını yok ediyor bence. 

Prens Aldrikle ilişkisi var bir de beni hiç tatmin etmeyen. Bu kadar gelişimden yoksun bir ilişki yazılabilirdi. İkilinin diyalogları çok ruhsuz ve boştu. Ne ara birbirlerine aşık olduklarını ise kesinlikle anlayamadım.

Ayakları yere basmayan bir kurgu, gelişim göstermeyen karakterler ve sırf fantastik kategorisi altında gösterilebilmek için serpiştirilmiş büyü ile Hava Uyanıyor 5 üzerinden 2 alan bir kitap oldu benim için. Yazık oldu, cidden çok yazık oldu. 


9 Nisan 2017 Pazar

Pazar 6'lısı: Okumak İstediğim 6 Seri


Bugünün pazar olduğunu ana sayfadaki pazar 6'lısı yazılarını görünce fark ettim desem? Hafta sonuna bile vize konulduğu için hafta içinden bir farkı olmayan bir gündü benim için ta ki Pazar 6'lısını görene kadar. Hızlıca 6'lımı paylaşıp ders çalışmaya kaçacağım.


1)Buz ve Ateşin Şarkısı - G. R. R. Martin
Dizinin ilk üç sezonunu izlemiştim. İlk kitap ilk sezonla bayağı birebirmiş. Sonunu bildiğim için ilk kitabı okumak belki biraz sıkıcı olabilir. O yüzden erteliyorum seriyi. 

2)Kral Katili Güncesi - Patrick Rothfuss

Tuğla kadar kalın olmasalar korkmayacağım okumaya ama 1000 küsür sayfadan oluşuyor kitaplar el insaf! 

3)Centilmen Piçler Serisi - Scott Lynch

Aslında ilk kitap olan Locke Lamoranın Yalanlarına başlamıştım ve çok da sevmiştim ama sonra araya giren şeyler yüzünden kitabı yarım bırakmak durumunda kalmıştım. Bir ara tekrardan başlayacağım umarım.

4)Cehennem Makineleri - Cassandra Clare

Aslında Cassandra Clare'in Ölümcül Oyuncaklar serisini biraz okumuş ama çok sevmemiştim. O yüzden de Cehennem Makinelerini okumak aklımda yoktu. Sonradan seriyle ilgili çok fazla olumlu yorum okudum. Bir de okuyucuları ikiye bölen bir aşk üçgeni varmış. Sırf hangi tarafta yer alacağımı görmek için bile okumak istiyorum :D

5)Otostopçunun Galaksi Rehberi - Douglas Adams

6)Milenyum Serisi - Stieg Larsson


Sizin okumayı planladığınız seriler neler? Mutlaka okumalısın dediğiniz seriler varsa benimle paylaşmaktan çekinmeyin lütfen. Keyifli günler!

4 Nisan 2017 Salı

Kore Dizisi Tanıtımı: Third Rate My Way (2017)

Tür: Romantik
Yönetmen: Le Na Jeong
Senarist: Im Sang Choon (Oh My Venus)
Kanal: SBS
Bölüm Sayısı: Henüz belli değil
Prodüksiyon: Pan Entertainment (Kill Me Heal Me, Doctors)
Yayın Tarihi: 8 Mayıs 2017
Yayın Günleri: Pazartesi ve salı

Third Rate My Way Konusu ve Karakterler

Dizi karşılaştıkları zorluklarına rağmen hayatta istedikleri yolda ilerlemeye çalışan iki gencin hikayesini anlatmaktadır.

Go Dong Man eskiden ünlü bir tekvandocudur fakat şimdilerde adı bile bilinmeyen bir karma dövüş sanatları dövüşçüsüdür. Choi Ae Ra ise bir mağazanın bilgi işleminde çalışan ama günün birinde haber spikeri olmak isteyen bir gençtir. Choi Ae Ra ve Go Dong Man birbirlerini uzun süreden beri tanıyan iki yakın arkadaştırlar. Zamanla aralarındaki arkadaşlık aşka dönüşür.

Dizi, izleyicilerin kalplerini şeker kaplı bir romantizm hikayesinden ziyade gerçekçi bir romantizm hikayesi ile yakalamayı amaçlıyor.


Third Rate My Way Oyuncular


Park Seo-Joon - Go Dong-Man

Kim Ji-Won - Choi Ae-Ra
Ahn Jae-Hong - Kim Joo-Man
Song Ha-Yoon - Baek Seol-Hee
Kim Sung-Oh - Jang-Ho


Third Rate My Way Trailer

Henüz yayınlanmadı. Yayınlandığında eklenecektir.

***

Önce The Heirs ile sonra da Descendants of the Sun ile öne çıkan Kim Ji Won sonunda hak ettiği başrole Third Rate My Way ile sahip olucak. Diziyi izleneceklerime atmamdaki en büyük etkendir aynı zamanda kendisi. Dizideki erkek başrol oyuncumuz Park Seo Joon ise She Was Prettydeki rolü ile bazılarının gönlünde taht kurarken bende tam tersi bir etki yapmıştı maalesef. Neyseki daha sonra izlediğim Beauty Inside filmindeki rolü ile bu kötü izlenimi silmişti. 

Genelde bir dizi için oyuncular belirlendiğinde ufak da olsa başrollerin birbirine uyup uymadığı konusunda bir fikrim olurdu ama bu sefer hiçbir yorumda bulunamıyorum. Anlaşılan kimyalarının uyup uymadığına ancak izleyince karar verebileceğim. Peki siz ne düşünüyorsunuz? Başrollerimiz sizce uyumlu mu? Kim Ji Won başrolün hakkını verebilecek mi?

Şimdiden herkese keyifli seyirler!^^

31 Mart 2017 Cuma

Pazar 6'lısı: Nisan Temaları


02.04.2017 - 1 Yayınevi 6 Kapak
Bu tema sevgili Bellenin Kütüphanesi blogunun sahibi Bellenin isteği. Ve öhöm benden duymuş olmayın ama birilerinin doğum günü aynı zamanda :>
09.04.2017 - Okumak İstediğim 6 Seri
Geçen haftaki pazar 6'lısı teması en sevdiğimiz 6 seriydi ve Şule de şöyle güzel bir liste oluşturmuştu ve o yazıda belki  haftaya okumak istediğimiz serileri yazarız demişti. Şule ister de ben yapmaz mıyım?
16.04.2017 - Doğum Günümde Hediye Edilmesini İstediğim 6 Kitap
Nisan çokça sevdiğimiz bir muggle'ın doğum ayıymış meğer. Efenim bu muggle'ı çok uzaklarda aramanıza gerek yok. Kendisi bizden biri. En belirgin özelliği kitap okumaya aşık olması ve yorumlarını bizlerden esirgememesi. Evet, bildiniz Okuyan Muggledan bahsediyorum!
23.04.2017 - Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Özel
Ne güzel denk geldi tarih, değil mi? Çocuklarla ilgili olduktan sonra istediğiniz şeyi yazabilirsiniz. 
30.04.2017 - Serbest

Nisan temalarımız böyle. Umarım birlikte keyifli bir ay geçiririz. İyi geceler!^^

28 Mart 2017 Salı

Seyir Defteri #2

Geçen senenin ocak ayında Seyir Defteri adında bir yazı dizisi başlatmışım ve kafama estikçe yazarım demişim. Peki tahmin edin bakalım ne olmuş? Yazmamışım... Şaşırmayanlar el kaldırsın👋

O sıralar okuduğum kitaplardan, izlediğim dizi ve filmlerden, hayatımdaki ufak tefek şeylerden bahsetmek için başlattığım bu yazı dizisinin koca bir yıl aradan sonra ikincisine hoş geldiniz ^____^

1-Mart ayı dene bunu kutuma kavuştum. Bloglarda adını sıkça duyuyordum dene bunu kutusunun ama ne olduğu hakkında pek bir bilgim yoktu açıkçası. Araştırdıktan sonra üye oldum ve ilk kutuma kavuştum! Dene bunu nedir ne değil ve mart kutusundan neler çıktığı hakkında başka bir yazı yazacağım için şimdilik bu kadar.

2-KORECE KURSUNA BAŞLADIM! Şu sıralar beni en çok mutlu eden şeylerden biri kesinlikle bu. Geçen sene KO-MEK Korece kursuna başvurmuştum ve tam kursun başlayacağına olan inancımı kaybetmeye başlamışken kurstan aradılar. Asla umudunu kaybetme temalı bir mesaj oldu benim için :D Şimdi hafta sonu iki gün de 1'le 5 arası kursa gidiyorum ve yoruyor biraz ama buna değer kesinlikle. 



3-Cahil Okur'un düzenlediği çekilişi kazandım! Pek bir şanslıyım şu sıralar valla tü tü tü Allah nazardan saklasın. Sevgili Cahil Okur bloguna yorumunu girdiği her 10 kitapta 1 kitap çekiliş düzenliyor. En son düzenlediği çekilişin şanslı ismi de ben oldum ve fotoğrafta gördüğünüz güzelliğe kavuştum. Tekrardan teşekkürler Cahil Okur :)


4-Tam şurada tanıtımını yazdığım The Liar and His Lover dizisinin ilk iki bölümünü izledim. Şirin bir dizi fakat henüz beni kendisine bağlayamadı. Joy'un ilk oyunculuk denemesi olmasına rağmen ben bana kötü gelmedi oyunculuğu. Aksine canlandırdığı karaktere birebir büründüğünü düşünüyorum. Zamanınız varsa bir şans verebilirsiniz bence.

 

5-El yazısıyla başım dertte. Bu dönemki derslerimizden biri güzel yazı ve derse giren hocanın güzel yazının g'sinden haberi yok. Bu dersin asıl hocası derse gelmeyi bırakınca bu ders hiç alakasız bir hocaya itelenmiş ve o da sağ olsun tüm sorumluluğu bize yüklüyor. Bu saatten sonra ben öğrenemem internetten bakıp öğrenin diyor. O zaman derse niye geliyoruz diyemiyoruz tabii korkudan. Eğitim fakültesi koca bir şaka ve hiç komik değil.

Bende haberler böyle işte. Sizde haberler nasıl peki? :)

21 Mart 2017 Salı

Film Yorumu: Don't Hang Up (2016)

Adı: Don't Hang Up 
Türü: Gerilim
Yılı: 2016
Imdb puanı: 5,8
Süresi: 1 saat 30 dakika
Yönetmenler: Alexis Wajsbrot, Damien Macé

Hayatında hiç telefon şakası yapmamış olan var mı aramızda? Benim çocukluğumun vazgeçilmez eğlencelerinden biriydi telefon şakaları. 2-3 muzip arkadaş bir araya gelmişsek, canımız sıkılıyorsa ve bir de yeteri kadar kontörümüz (tl ne gezer o zamanlar) varsa yapılacak en iyi şey insanları telefonda işletmekti. Önce numara bir güzel gizlenir, ardından rehberden ya da rastgele bir numara çevrilip başlardık karşıdakini işletmeye. O zamanlar komik olduğunu düşündüğüm, şimdi ise utançla hatırladığım bu eyleme kontörler bitene devam ederdik. Çocukluk işte...
İşte sevgili Deep'in film seçkisinde görüp de izlemeye karar verdiğim Don't Hang Up da telefon şakalarının dozunu kaçıran iki arkadaş hakkında. Brady ve Sam insanları telefonda işletmekle kalmayıp bir de bunları videoya alıp internette paylaşmaktadırlar. Yine bir gün insanları işletirlerken bu sefer sert kayaya çarparlar. Aradıkları kişinin (Bay Lee) Brady ve Sam için çok daha büyük planları vardır ve günün ilerleyen saatlerinde kedinin fareyle oynadığı gibi onlarla oynamaya başlar. 

İlk bakışta konusu cazip gelmişti fakat oyunculukların vasat olması ve olayların da çok tahmin edilebilir gelişmesinden dolayı sıkılarak izlediğim bir film oldu Don't Hang Up. Öyle ki hiç huyum olmamasına rağmen filmi ileri sardığım anlar bile oldu. Hani klişe korku filmlerinde yapılan saçma hareketler vardır ya ışıkları açmadan dolanmak, sesin geldiği yere tek başına gitmek vb. hepsi Don't Hang Up'ta vardı. Bay Lee'nin kimliği açıklandığında izleyiciyi ters köşe yapmaya çalışmışlar ama o kadar zorlama geldi ki bana o bile filmi kurtaramadı.
Puan vermek gerekirse 10 üzerinden en fazla 4 verebileceğim bu filmi öneremiyorum maalesef. Korku-gerilim türünde bir şey izlemek isteyenlere geçtiğimiz hafta izlediğim Lights Out ve Don't Breath'i öneririm. Şu sıralar korku filmlerine sarmış bir haldeyim. Şöyle birkaç gün uykularımı kaçırtacak cinsten film biliyorsanız benimle paylaşmayı es geçmeyin lütfen. 
Keyifli günler ^_____^

19 Mart 2017 Pazar

Pazar 6'lısı: Keşke Ölse Dediğim Karakter


Oldukça cani bir temayla karşınızdayım bugün. Mart ayı temaları yazımda belirttiğim gibi sevgili Bellenin ricasıyla bu temayı yeniden yapıyoruz. Zaten ilk yaptığımızda ben de dahil kimse katılmamıştı :D Bir de bunun Keşke Ölmeseydi Dediğim 6 Karakter versiyonu var. Okumak isterseniz üstüne tıklayabilirsiniz :>

Gelelim bugünün teması olan Keşke Ölse Dediğim 6 Karaktere. İnanır mısınız seçmekte zorlandım. Hem de çok. Meğer düşündüğüm kadar cani biri değilmişim. Evet sevmediğim bolca karakter var ama ölmelerini isteyecek kadar nefret etmiyormuşum onu fark ettim. Sadece bir karakter bu yazıda olmayı hak etti. 

Devamı Çöküş ve Yükselişten spoiler içerir.



O tek isim Çöküş ve Yükselişten Malyen Oretsev. Kendisine olan nefretim ölçülemez bir boyutta. İlk kitapta zaten bir sevimsizdi ve diğer kitaplarda da bu sevimsizliği giderek arttı. Bir yerden sonra artmaz dedik ama nafile... Peki ilk başta neden sevmedim bu karakteri? Şöyle ki serinin ana karakteri olan Alina ve Malyen yetimler. Küçüklüklerinde yetimlerin büyüdüğü bir evde birlikte büyüyorlar. Alina sessiz, görünmez bir kıza dönüşürken Malyen kızların dikkatini çeken, yakışıklı birine dönüşüyor ve güzel kızlarla vakit geçirmekte hiçbir sakınca görmüyor. Bu sırada bizim zavallı Alina da içten içe Malyenden hoşlanıyor ama Malyen kıza bakmıyor. TEKRAR EDİYORUM MALYEN KIZA BAKMIYOR. Ne var ki birtakım olaylar sonucu Alinanın özel biri olduğu anlaşılıyor o zaman Malyenin kıza bakası tutuyor. Tam bir kör ölür badem gözlü olur vakası. 

Bu ikiyüzlülüğü ile bir kere gözümden düştü zaten. Serinin devamında da kızın aklını karıştırıp durmaktan başka bir işe yaramadı. Son kitapta tam oh öldü de kurtulduk derken tekrar canlandı Allahın belası. Malyenin yaşayıp Karanlıklar Efendisinin ölmesi saçmalıkların daniskasıydı. Bu konudaki öfkem ilk günkü gibi taze hala. Hatırladıkça sinir katsayım artıyor.

Öyle işte dostlar. Tek bir karakter yazabildim bugünün temasına ama başlı başına 6 kişiye bedel bir nefretle andığım bir karakterdi kendisi. Sizin ölmesini isteyecek kadar nefret ettiğiniz karakterler var mı? Paylaşın benimle birlikte dedikodusunu yapalım :D Keyifli pazarlar! ^____^

11 Mart 2017 Cumartesi

Kore Dizisi Tanıtımı: The Liar and His Lover (2017)


Dizi Adı: The Liar and His Lover/She Loves Lie So Much
Yönetmeni: Kim Jin Min
Senaristi: Kotomi Aoki
Türü: Romantik, Komedi, Müzik
Yayınlanacağı Kanal: tvN
Yapım Yılı: 2017
Bölüm Sayısı: 16
Çıkış Tarihi: 20 Mart 2017
Yayınlanacağı Günler: Pazartesi-Salı
Yapım Şirketi: Bon Factory (Master's Sun, You Are Beautiful, She Was Pretty)

THE LIAR AND HIS LOVER KONUSU

Dahi bir besteci ile onun hayranı olan liseli bir genç kızın acı-tatlı, neşeli aşk hikayesi.

THE LIAR AND HIS LOVER OYUNCU KADROSU

Lee Hyun-woo & Joy
Lee Jung-jin &  Lee Seo-won & Hong Seo-young

THE LIAR AND HIS LOVER KARAKTERLER

Lee Hyun-woo - Kang Han-kyul

Kan Han Kyul kimliğini insanlardan gizleyen dahi bir bestecidir. Beste yaparken ilhamını insanların seslerinden alır.

Joy - Yoon So-rim

Mükemmel bir sese sahip liseli bir genç kızdır.
Lee Jung-jin - Choi Jin-hyuk
Başarılı bir yapımcıdır.
Lee Seo-won - Seo Chan-yeung
Crude Play grubunun basçısıdır.
Hong Seo-young - Chae Yoo-na
Ünlü bir pop yıldızıdır.

THE LIAR AND HIS LOVER NOTLAR

The Liar and His Lover tvN'de şu an yayınlanmakta olan Introverted Boss dizinin yerini alacaktır.

+ Dizi Aoki Kotomi tarafından yazılan Kanojo wa Uso o Aishisugiteru adlı mangadan uyarlamadır. Manganın bir de başrollerini Sato Takeru ve Ohara Sakurakunun üstlendiği Japon yapımı filmi vardır.

+ Red Velvet adlı kız grubunun bir üyesi olan Joy'un ilk dizisidir.
+ İlk senaryo okuması 21 Ocak 2017'de gerçekleşmiştir. 

Ne düşünüyorsunuz, izleyecek misiniz? Müzikle uzaktan yakından ilgili dizileri izlemeyi sevdiğimden bu dizi benim izleme listemde. Tabii bir de Joy sevgimden dolayı izleyeceğim. Idol olarak başarılı buluyorum umarım oyunculukta da öyle olur. An itibari ile diziye 8 gün 18 dakika kalmış iken size bıraktığım 2 trailerı izlemenizi tavsiye ediyor ve kaçıyorum! 

Kaynaklar: 12345

5 Mart 2017 Pazar

Pazar 6'lısı: Kitap Adlarını Kitap Kurtlarıyla Değiştiriyoruz

Tüm gün yazmak için iple çektiğim pazar 6'lısı yazısına hoş geldiniz efenim. Bu pazarımızın teması Kitap Adlarını Kitap Kurtlarıyla Değiştiriyoruz. Temayı eklerken birbirinden güzel şeylerin ortaya çıkacağını düşünmüştüm ve yapan arkadaşların yazılarını okumamla haklı olduğumu gördüm. Kitap adlarını değiştirirken ben çok keyif aldım. Hatta kardeşimle birlikte de değiştirdik ve güldük bayağı ortaya çıkan isimlere :D Bakalım siz beğenecek misiniz? :D

1)Sherlock Holmes ve Kitap Kurtlarının Bilgeliği (Sherlock Holmes ve Ölülerin Bilgeliği)
Sherlock Holmes ilk defa bir davayı tek başına çözemez ve yardım için kitap kurtlarının kapısını çalar.

2)Kitap Kurtları Sirki (Gece Sirki)
Sirk, haber vermeden gelir. Gelmeden önce hiçbir duyuru yapılmaz, kimseye haber verilmez. Dün yokken, birden ortaya çıkar.

Hayal bile edemeyeceğiniz mucizelere hazır olun. Ortasında gizemli bir şenlik ateşinin yandığı, nadide ve olağanüstü çadırların her birinde büyüleyici bir gösteri sizi bekliyor. Kitapların arasındaki bir labirentte kaybolmaya, buzdan yapılma bir kütüphanede yürümeye, mürekkep denizinde kitaptan bir gemiyle seyahat etmeye, lastik kız kendini camdan bir kitaplığa sokarken hayretle izlemeye, havada süzülen kahve ve karamel kokusuyla acıkmaya var mısınız?

Kitap Kurtları Sirki'ne Hoşgeldiniz.

Nasıl ama kulağa ilginç gelmiyor mu?

3)Fantastik Kitap Kurtları Nelerdir, Nerede Bulunurlar? (Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?)
Newt Scamender'ın özenle hazırladığı bu hazine değerindeki kitap Kitap Kurtlarıyla ilgili merak ettiğiniz tüm sorulara cevap olucak. Mutlaka okuyunuz!

4)Kitap Kurtlarına Söyleyemediğim Her Şey (Sana Söyleyemediğim Her Şey)
Bilemiyorum söyleyemediği şeyler nelermiş ama asla söylenmemesi gereken bir şey var ki o da "Filmi varken neden kitabını okuyorsun ki?" sorusu. Asla .Ama. Asla. Söylemeyin.

5)Genç Kitap Kurtlarının Acıları (Genç Werther'in Acıları)
Kitaplara biçilen etiket fiyatları, geç çevirilen kitaplar ve daha fazlası. Dikkat ağır dram içerir.

6)Kitap Kurtları Hakkındaki Gerçekler (Alice Hakkındaki Gerçekler)
Dışarıdan çok masum görünüyoruz değil mi? Fakat gerçekler o kadar da masum olmayabilir...

Benimkiler böyle işte. Kitap Kurtları her şeye o kadar güzel uydu ki sadece 6 tane seçmek çok zor oldu :D Benim eğlenerek yazdığım bir tema oldu. Belki ileride bir daha yaparız ne dersiniz? :D Eğer yazdıysanız yazınızı benimle paylaşmayı unutmayın lütfen. Keyifli bloglamalar! ^____^

Katılımcılar

4 Mart 2017 Cumartesi

Pazar 6'lısı: Mart Temaları

Çok geç yayınlıyorum temaları farkındayım. Nedenlerini başka bir yazıda anlatırım. Şimdi temaları yayınlayıp kaçacağım. Ha bir de gelen kutum her zaman açık. Aklınıza tema gelirse paylaşmaktan çekinmeyin. Şu ana kadar yardımcı olan arkadaşlara da çok teşekkürler^___^


05.03.2017 - Kitap Adlarını Kitap Kurtları İle Değiştiriyoruz
Örnek: Çavdar Tarlasında Kitap Kurtlar. Yapması keyifli bir tema olucak bence :D
12.03.2017 - Dünya Kadınlar Gününe Özel
suleuzundere blogunun sahibi Şulenin hatırlatmasıyla Dünya Kadınlar Gününü özel temamız sizlerle :D Belli bir sınırlama yapmak istemedim temada. En sevdiğiniz 6 kadın yazar olabilir, en güçlü 6 kadın karakter olabilir ya da 6 kadın yazardan 6 kitap olabilir. Kadınla ilgili olduktan sonra her şey kabul :)
19.03.2017Keşke Ölse Dediğiniz 6 Karakter
Daha önceden de bu temayı eklemiştim ama ben de dahil kimse yapmamıştı. Sevgili Belle de yapsak mı diyince tekrar ekledim. 
26.03.2017Sevdiğiniz 6 Seri
Tema için Rushmineblog'a teşekkürler! :))
Keyifli bloglamalar!

16 Şubat 2017 Perşembe

Kitap Yorumu: Kötü Günler Başlarken-Lemony Snicket (Talihsiz Serüvenler Dizisi #1)

Kitap Adı: Kötü Günler Başlarken (The Bag Beginning)
Yazarı: Lemony Snicket (Daniel Handler)
Yayınevi: Doğan Çocuk
Çevirmeni:
Sayfa Sayısı:172
Sevgili Okur,
Elinde tuttuğun kitabın son derece sevimsiz olduğunu üzülerek söylemek zorundayım. Çünkü çok şanssız üç çocukla ilgili mutsuz bir öyküyü anlatıyor. Cana yakın ve akıllı çocuklar olmalarına karşın, Baudelaire kardeşler mutsuzluk ve üzüntü dolu bir yaşam sürüyorlar. Bu kitabın daha ilk sayfasında kumsalda oynadıkları ve korkunç haberi aldıkları andan başlayarak, bütün öykü boyunca felaketler onları kovalıyor. Talihsizliği çeken neredeyse birer mıknatıs oldukları bile söylenebilir.
Üç afacan sadece bu kısacık kitapta açgözlü ve iğrenç bir haydutla, bitli elbiselerle, feci bir yangınla, servetlerini çalmaya yönelik bir entrikayla ve kahvaltı niyetine verilen yulaf lapasıyla karşılaşıyorlar. Bu sevimsiz öyküleri yazıya dökmek benim için üzücü bir görev. Ama bu kitabı hemen elinden bırakmaktan ve daha mutlu bir kitap okumaktan seni alıkoyan hiçbir şey yok. En derin saygılarımla,-Lemony Snicket-(Tanıtım Bülteninden)
Şubat ayının ilk yorumundan merhabalar. Talihsiz Serüvenler Dizisini alış hikayemi Letgo Kitap Alışverişim yazısında anlatmıştım. O yazıda seriyi 2016 bitmeden okumak istediğimi belirtmiş, üstüne bir de 2017 ocakta çıkacak olan dizisini de izlersem benden keyiflisi yok demişim. Ama bir kez daha evdeki hesap çarşıya uymadı. Ne kitapları 2016'da okudum ne de netflix yapımı diziyi bitirebildim. Talihsiz Serüvenler Dizisinin ilk kitabı olan Kötü Günler Başlarken'i anca ocak ayının sonuna doğru okuyabildim.

Tanıtım bülteninde de dediği gibi Talihsiz Serüvenler Dizisi tam anlamıyla talihsiz olan üç Baudelaire kardeşinin hikayesini anlatmakta. Kitap Baudelaire kardeşlerin ebeveynlerini bir yangında kaybetmeleriyle başlıyor ve bu olaydan sonra Baudelaire kardeşlerin yüzü neredeyse hiç gülmüyor. Hem bir aile dostu hem de Baudelaire ailesinin mirasıyla ilgili gerekli işlemlerden sorumlu bir bankacı olan Bay Poe, Baudelaire ebeveynlerinin vasiyeti üzerine çocukları en yakın(!) akrabaları olan Kont Olaf'a teslim eder. Ancak şöyle bir sorun vardır; Kont Olaf, Baudelarie malikanesine kilometre olarak en yakın kişi olsa da kan bağı olarak çocukların dıdısının dıdısının dıdısıdır ve tek umrunda olan şey Baudelarie mirasını bir şekilde ele geçirmektir. 

Gelin şimdi de Baudelarie kardeşleri yakından tanıyalım. 

Kardeşlerin en büyüğü Violet Baudelarie suda taş sektirmekten hoşlanırdı. On dört yaşındaki çocukların çoğu gibi o da sağ elini kullanan biriydi; sol eline göre bu eliyle taşları karanlık sularda daha ileriye fırlatabiliyordu. Taş sektirirken bir yandan da ufka bakıyor ve yapmak istediği bir icadı düşünüyordu. Onu yakından tanıyan herkes yoğun düşüncelere kapıldığını anlayabilirdi çünkü gözlerini kapamaması için uzun saçlarını toplayıp bir kurdeleyle başlamıştı. Violey buluşçulukta ve tuhaf aygıtlar yapmada gerçekten hünerliydi. Beyni çoğu zaman makara, kaldıraç ve dişli görüntüleriyle dolu olurdu ve saç gibi eften püften bir şey yüzünden dikkatinin dağılmasını hiç istemezdi.
Ortanca ve tek erkek çocuk Klaus Baudelarie, dalgaların bıraktığı su birikintilerindeki deniz yaratıklarını incelemekten hoşlanırdı. On iki yaşın biraz üzerindeydi ve gözlükleri ona zeki bir çocuk havası veriyordu. Aslında zekiydi de. Konakta ailenin çok büyük bir kütüphanesi vardı. Bu oda hemen her konuda binlerce kitaplar doluydu. Gerçi kitapların hepsini okumuş değildi, ama okuduğu birçok kitap vardı ve bunlardan epey bilgi kapmıştı. Kayman denen timsah ve gerçek timsah arasındaki farkı biliyordu. Jül Sezar'ı gerçekte kimin öldürdüğünü biliyordu. Ve o sırada kumsalda incelemekte olduğu ufacık, sümüğümsü hayvanlar hakkında bir hayli şey biliyordu.


En küçük çocuk Sunny Baudelarie ise eline geçirdiği her şeyi ısırmaktan hoşlanırdı. Henüz bir bebekti ve yaşına göre de çok ufaktı. Boyu bir çizmeyi ancak geçiyordu. Ne var ki, boydaki eksikliğini çok iri ve keskin dört dişiyle kapatıyordu. Hani çocukların daha çok anlaşılmaz çığlıklar kopararak konuştuğu çağdaydı. Dağarcığında bulunan "anne", "mama" ve "diş gibi birkaç gerçek kelimeyi kullandığı durumlar dışında, çoğu kimse ne söylediğini anlamakta zorluk çekerdi. Örneğin o sabah hiç durmaksızın "Ceee!" deyip duruyordu, ki bununla, "Sisin içinden çıkıp gelen şu esrarengiz karaltıya bakın!" demek istiyordu herhalde.
İşte Baudelarie kardeşler bu üç talihsiz çocuktan oluşuyor. Bu üç kardeş kitap boyunca Kont Olaf'a karşı hayatta kalma mücadelesi veriyorlar. Bu mücadelede bolca Violet'ın icatlarından, Klaus'un bilgisinden ve tabii ki Sunnynin keskin mi keskin dişlerinden yararlanıyorlar.

Kitaba goodreadste 5 üzerinden 3.5 verdim ama bu puanın kriteri tamamen okuma esnasında bana verdiği zevke dayanıyor. Kötü Günler Başlarken de bir çocuk kitabı olduğu için olayların basitliği bazen sıkılmama neden oldu. 
Bazen sadece, bir şeyden nefret ettiğinizi söylemek ve size katılan birini yanınızda görmek, içinde bulunduğunuz berbat bir durum karşısında kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar.
Olayların kimi zaman sıkmasına rağmen okumaya devam etmemdeki en büyük neden kesinlikle ve kesinlikle yazarın dili. Hem bir çocuğun anlayabileceği kadar açık hem de bir yetişkinin bile zevk alabileceği kadar zekice, nükteli ve özenli yazılmış kitap.

Kitabın bir sevdiğim yönü de eğlendirirken öğretiyor ve öğrenmeye teşvik ediyor olması. Hitap ettiği yaş kitlesinin kelime ve deyim hazinesini onlar fark etmeden geliştirecek bir kitap. Bir örnekle göstermek gerekirse;


İşte böyle dostlar. Keşke çocukken okuma fırsatım olsaydı dediğim ve ileride çocuğum olursa mutlaka okumasını sağlayacağım bir kitap oldu Kötü Günler Başlarken benim için. Şimdi serinin üçüncü kitabını okuyorum. İlerleyen günler iki ve üçüncü kitabın da yorumu gelir sanırım. 

Serinin Netflix yapımı 8 bölümlük bir de dizisi var. İlk dört kitabı kapsıyormuş dizi. Ben henüz 2 bölümünü izledim. Diziye devam etmeyi düşünmüyorum ama Jim Carrey, Meryl Streep ve Emily Browningin başrollerde olduğu filmini izleyeceğim umarım bir ara.

Keyifle kalın!^^

9 Şubat 2017 Perşembe

Challengelardaki Başarınızı Göstermek İçin Blogunuza Şık İlerleme Çubuğu Ekleyin!

Yıl boyunca bir sürü challenge'a katılıyoruz ve bir yerden sonra bu challengeları düzen içinde ilerletmek gerçekten zorlaşıyor. Şahsen ben blogumda eski challenge yazılarını güncellemeyi çoğu zaman unutuyorum. Öyle ki gözden ırak olan gönülden de ırak oluyor ve bazen challenge tamamen aklımdan çıkıp gidiyor. 

İşte tam bu noktada imdadımıza ilerleme çubuğu imdadımıza koşuyor! Yabancı bloglarda hep gördüğüm bu ilerleme çubuğu aslında gayet basit birkaç koddan oluşuyormuş. Üşengeçliğimi yendim ve o kodları sizlerle paylaşmaya karar verdim.

İlerleme çubuğunun iki farklı versiyonu var. Biri yukarıda paylaştığım gibi resimli olan diğeri de resimsiz olan. Sidebarımda resimsiz olanı tercih ettim çünkü resimli hali oldukça fazla yer kaplıyor. O ay içinde neler okuduğumu, izlediğimi ve daha birçok şeyi paylaştığım Ay Sonu Raporu içinse tercihimi resimli olandan yana kullanacağım. Şimdi gelelim kodlara.

Resimli İlerleme Çubuğu Kodu

<a href="CHALLENGE LİNKİ"><img title="CHALLENGE'IN ADI" src="CHALLENGE RESMİNİN LİNKİ" width="190" /></a>
<div style="width: 185px; height: 15px; background: none repeat scroll 0% 0% rgb(255, 255, 255); border: 1px solid rgb(0, 0, 0);"><div style="width: 0%; height: 15px; background: none repeat scroll 0% 0% rgb(137, 197, 96); font-size: 8px; line-height: 8px;"></div></div>
0/12 books

Evet ana kodumuz bu. Sidebarınızda kullanmak istiyorsanız Yerleşim>Gadget Ekle>HTML/JavaScript'e tıklıyor ve açıklama kısmına kodumuzu yapıştırıyoruz.Şimdi kodu kendi blogumuza ve zekimize göre şekillendirelim.

- Yukarıdaki kodda kırmızıyla gösterdiğim Challenge Linki kısmına resme tıklandığında gidilmesi istenen yazının linkini yapıştırın. 2017 Reading Challenge Türkçe yazıma gidilmesini istediğim için http://periodiclibrary.blogspot.com.tr/2016/12/2017-popsugar-reading-challenge-turkce.html bunu yapıştırdım ben.

- Turuncuyla gösterdiğim Challenge'ın Adı kısmına da katıldığınız challenge'ın adını yazın. 2017 Reading Challenge Türkçe yazdım ben.

-  Yeşille gösterdiğim Challenge Resminin Linki için katıldığınız challenge'ın resmine gelip sağ tık yaptıktan sonra resim adresini kopyalayıp yeşille gösterdiğim yere yapıştırabilirsiniz ya da bilgisayarınızda kayıtlı olan bir resmi eklemek için imgur'dan istediğiniz resmi yükleyip verilen linki yapıştırabilirsiniz. Ben imgurdan istediğim resmi yükledim ve verdiği şu linki http://i.imgur.com/Evdn7pf.png yeşil kısma yapıştırdım.

- Maviyle gösterdiğim ilerleme çubuğunun çerçevesinin rengi. RGB renk kodlarını kullanarak istediğiniz renk yapabilirsiniz çerçeveyi. Ben su yeşili yapmak istediğim için (0, 0, 0) yerine (127, 199, 175) yazdım. Siz de colorspire ile istediğiniz rengi seçip R, G ve B'nin karşılarındaki sayıları sırasıyla (0, 0, 0) yerine yazabilirsiniz.

- Sarıyla gösterdiğim kısımda biraz matematik yapmamız gerekecek. Yüzde kaç ilerlediğimizi hesaplayıp sıfır yerine yazıyoruz. 40 kitaptan birini okuduğum için benimki yüzde 2.5 oluyor. 2.5% şeklinde yazıyoruz. 

- Morla gösterdiğim kısım da ilerlemenin hangi renk olduğunu belirleyen yer. Ben çerçevem ile ilerlemenin aynı renk olması için su yeşilinin kodunu ( (127, 199, 175) ) kullandım. Yukarıda anlattığım şekilde siz de istediğiniz rengi seçebilirsiniz.

- Pembeyle gösterdiğim son kısım da challengedaki hedefimizi ve bu hedefimizi ne kadar tamamladığımızı gösteren kısım. Ben 2017 Reading Challengeda 40 madde olduğu ve 1 tanesini tamamladığım için 1/40 yazdım.

Ta-da! Resimli ilerleme çubuğunuz hazır! Şimdi de resimsiz olana bakalım birlikte.

Resimsiz İlerleme Çubuğu Kodu

<a href="CHALLENGE LİNKİ">CHALLENGE'IN ADI</a>
<div style="width: 185px; height: 15px; background: none repeat scroll 0% 0% rgb(255, 255, 255); border: 1px solid rgb(127, 199, 175);"><div style="width: 2.5%; height: 15px; background: none repeat scroll 0% 0% rgb(127, 199, 175); font-size: 8px; line-height: 8px;"></div></div>
1/40 books

Yukarıda anlattığım şekilde renkli kısımları kendinize göre düzenledikten sonra resimsiz ilerleme çubuğunuz hazır olucak!

Eğer alt alta ilerleme çubuğu eklemek istiyorsanız aralarına <br> kodunu yapıştırmak şartıyla ilerleme çubuklarının kodlarını alt alta ekleyebilirsiniz.

İlk defa böyle bir yazı yazıyorum, umarım yeterince açıklayıcı olmuşumdur. Gereksiz yere uzattığım ya da gözümden kaçan noktalar varsa da affınıza sığınıyorum. Kafanıza takılan bir yer olursa çekinmeden sorabilirsiniz. Keyifli bloglamalar!^^

5 Şubat 2017 Pazar

Pazar 6'lısı: Okumak İçin Çevrilmesini Beklediğim 6 Kitap

Bir kitap kurdunun gözü asla doymaz. Çevrilmiş, okunmayı bekleyen sürüyle kitap varken gözümün henüz yayın hakları bile satın alınmamış kitaplarda olmasının nedeni de işte tam olarak bu. Doymuyor, bir türlü doymuyor gözüm.

Sosyal medyanın etkisi de büyük tabii ki gözümün hep dışarıda olmasında. Özellikle de instagramdaki yabancı bookstagramlar sağ olsunlar gözüm asla doymuyor. Kitaplar çıktığı gibi alıp okuyorlar bir de yetmezmiş gibi güzelli fotoğraflar çekip benim ahımı alıyorlar. Dolar düşse biz de bilirdik almasını!!!jkljkjlkş Konudan saptım pardon.....

Bu pazar 6'lısının teması da Okumak İçin Çevrilmesini Beklediğim 6 Kitap.  Çoğunluğu tabii ki serilerin devam kitapları oluşturuyor.


1)Crooked Kingdom-Leigh Bardugo
Kargalar Meclisinin ikinci ve final kitabı olan Crooked Kingdom merakla beklediğim kitapların başını çekiyor çünkü ilk kitap öyle bir yerde bitti ki??????? Kaz ne yapacak, Nina iyi olucak mı sorular sorular....

2)A Court of Mist and Fury-Sarah J. Maas
Aslında ilk kitap olan Güller ve Dikenler Sarayı bittiğinde devamı için pek heyecanlı değildim. Kitapta kendini en çok okutan Rhys karakteri olmuştu benim için. Öyle ki Feyrenin Tamlindense Rhys ile olmasını istedim ama avucumu yaladım ilk kitapta. E öyle olunca ikinci kitap için pek umudum kalmamıştı ta ki tumblrda A Court of Mist and Fury'nin kısaltması olan acomaf tagine girene kadar. Sanırım Acomaf'da istediğime kavuşucam :')

3)Queen of Shadows-Sarah J. Maas
Bir Sarah J. Maas kitabı daha. Yurt dışında 5. kitap bile çıktı hatta 3-4 ay geçti çıkalı biz hala 4. kitabın yolunu gözlüyoruz. Hayat zor.


4)The Raven Boys-Maggie Stiefvater
Yurtdışında serinin dört kitabı da çıktı ve oldukça da popüler oldu ama nedense bize hala gelemedi. 

5)Heartless-Marissa Meyer
Aslında bu kitabı okumak istiyorla istemiyor arasında gidip geliyorum. Yazarın Ay Günlükleri serisini oldukça sevmiştim. Ay Günlüklerinde Külkedisi, Kırmızı başlıklı Kız, Rapunzel ve Pamuk Prenses masallarını harmanlayıp ileri bir gelecekte yeniden yazan yazar Heartlessta da Alice Harikalar Diyarında masalını yeniden yazmış ama goodreadsteki yorumlara göre Ay Günlükleri kadar beğenilmemiş. Çevirilirse okuyup da hayal kırıklığına uğramak istemiyorum ama sanmıyorum dayanabileyim.

6)A Darker Shade of Magic-V. E. Schwab
Yazarından dolayı pek ilgimi çekmiyordu kitap çünkü aynı yazarın Arşiv adlı kitabını okumuş ve hayal kırıklığına uğramıştım. İlginç ve orijinal bir konusu vardı Arşiv'in ama anlatım tarzı ve karakterlerden dolayı pek kaptıramamıştım kendimi kitaba. O yüzden konusu ne olursa olsun A Darker Shade of Magic radarımda değildi ta ki Athenanın Güncesi blogunun sahibi Ezginin kitap hakkındaki yorumunu okuyana dek. Ana karakterlerden biri paralel Londralar arasında geçiş yapabilen bir büyücü, diğeri de çetin bir hırsız. Bir de Ezgi kitabı övüp övüp bitirememiş ki kendisinin beğendiği çoğu kitabı sevdiğim düşünülürse A Darker Shade of Magic'in bu listede olması gayet normal.

Benim listem böyle işte dostlar. Sizin çıkmasını/çevrilmesini beklediğiniz kitaplar neler peki? Bu pazar 6'lısını yazdıysanız yazınızın linkini yoruma bırakmayı unutmayın. Keyifli günler!

3 Şubat 2017 Cuma

Pazar 6'lısı: Şubat Temaları


5 Şubat - Okumak için çevrilmesini beklediğiniz 6 kitap 
Bu tema Rushmine blogunun sahibi Zeynepin fikriydi. Çok teşekkürler! :))
Serilerin devam kitaplarını beklerken ben

12 Şubat - Romantik türdeki 6 kitap
Sevgililer günü kapıda ama hala bir sevgiliniz yok mu? Üzülmeyin romantik kitaplar yanınızda! 
19 Şubat - İsminde kış mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların kışın geçtiği 6 kitap
Pinuccianın okuma şenliğinin temasını Pazar 6'lısı için arakladım biraz. Ama tamamen masum düşüncelerle yaptım bunu çünkü hala bu kategori için gönlüme göre bir kitap bulamadım. Belki sizin seçeceğiniz 6 kitaptan biri hoşuma gider ve ben de okurum diye düşünüp ekledim.
26 Şubat - Yazdığı kitapları kıskandığınız 6 yazar
Okuyan Muggle blogunun sahibi Gözde bu seçim yapması zor temayı paylaştı bizlerle. Çok teşekkürler canım ^__^

Temalarımız işte böyle. Umarım birlikte keyifli bir ay geçiririz. İyi geceler^^