31 Mayıs 2015 Pazar

Pazar Raporu #2


Bir Pazar Raporu'undan daha merhabalar!
Bu yazıyı yayınladığımda iki adet pazar raporu yazısı üst üste gelicek. Çok hoş bir görüntü olmayacak ama ne yapalım LYS'ye kadar böyle. Gerçi bu hafta iki kitap okudum hatta üçüncüsünü de şu an okuyorum ama yorumların aceleye gelmesini istemediğim için onları da sınav sonrasına erteledim. 


25.05.2015-31.05.2015

  • Wendy Higginsin yazdığı The Sweet Trilogy'nin ikinci kitabı olan Tatlı Tehlikeyi okudum. Üç puanla dört puan arasında kalıp üç buçuktan üç verdim goodreadste. Çoğu kişi kitabın beklenilenden daha az aksiyon içermesinden şikayetçi olmuş ama önümüzde daha çevrilicek iki kitap daha olduğu düşünülürse ikinci kitaptan çok fazla aksiyon beklemek yanlış bence. Ben kitabı sevdim. Neyse detaylı yorum sınavdan sonra.




  • Okuduğum bir diğer kitap Melissa Landerstan Yabancı. Üç puan verdim. Detaylı yorum sınav sonrasında.









  • Şu anda Cam Şatoyu okuyorum. Güzel başladı. Güçlü kadın karakter var ki bu benim en sevdiğim şeylerden biri. Kitabın devamında beni hayal kırıklığına uğratıcak şeyler olmazsa dört puan veririm gibi geliyor bana. 












  • Kurgucuzihnim blogu para ödüllü hikaye yarışması düzenliyor. İlk yarışma geçtiğimiz ay düzenlendi. Bu haberi daha önce vermek isterdim ama benim de geç haberim oldu. Hatta bu yüzden ilk yarışmaya katılamadım. Neyse ki her ay düzenlenen bir yarışma olucak. Detaylı bilgi için buyrun.






Diyecek başka bir şeyim olmadığına göre Miss A'nin şu görsel şöleniyle raporu bitiriyorum. Keyifli pazarlar!


24 Mayıs 2015 Pazar

Pazar Raporu #1

MERABALAR YAŞIYORUM.
On üç gündür blogda hiç yaşam belirtisi göstermesem de yaşıyorum. Bu hafta pek bir verimsiz geçti benim açımdan. Doğru düzgün ne ders çalıştım ne kitap okudum ne de bir şeyler izleyebildim. 
Neyse nedir bu "Pazar Raporu" ? 
Her hafta pazar günü o hafta yaptıklarımın özetini geçmeye karar verdim. Çoğu zaman ufak tefek şeyler okuyorum/izliyorum ama söyleyecek çok fazla şeyim olmayınca blog yazısı girmeye gerek görmüyorum. İşte o ufak tefek şeylerden pazar raporunda bahsetmeye karar verdim.

18.05.2015-24.05.2015
      


  • İnsan Takımı'nı okudum. Vampirli, genç yetişkin türünde bir kitaptı. Vampir kitaplarını çoğu zaman severim ama bu kitaptaki vampirler bana baya evcilleşmiş gibi geldiler. O yüzden pek sevemedim. Mel ve Kit hariç karakterler de sıkıcıydı. Beş üzerinden üç vermişim goodreadsde. Fazla bile vermişim neyse.






  • Yamamori Mika'nın yeni mangası olan Tsubaki-chou Lonely Planet'in ilk chapteri geçtiğimiz sayısı geçen salı yayınlandı. Büşra savolsun hemen haber verdi:'))) Büşra söylemese kim bilir ne zaman öğrenirdim manganın varlığını. Neyse. Hirunaka no Ryuusei'yi ayıla bayıla okumuştum o yüzden yeni mangaya başlamada hiç tereddüt etmedim. Konudan kısaca bahsetmek gerekirse, ana karakterimiz Fuminin babasının bir sürü borcu vardır. Bir gün kızını yazar bir tanıdığının evine hizmetli olarak bırakıp şehir dışına kaçar. Fumi bu yazarı yaşlı biri beklerken yirmilerinin başında (tahminen), kaba biri çıkar ve olaylar başlar. Okumak isteyenleri şöyle alayım 

      
  • Hirunaka no Ryuusei'ye ekstra chapter gelmiş ama benim haberim yoktu ta ki yine Büşra haber verene dek jkjkjg Ekstrada Suzumenin sınıf arkadaşlarından Sarumarunun yaşamına seyirci oluyoruz. HnR'yi okurken Sarumaru o kadar gözüme çarpmamıştı ama okuduktan sonra  "hığğğa sarumaru:'))))))))) " oldum. Vaktiniz varsa kesinlikle okuyun. Hatta HnR'yi okumadıysanız bile bunu okuyabilirsiniz. Okumak için tık tık.

  • Geçtiğimiz hafta Kocaelide 7. Kitap Fuarı düzenlendi. Fuara arkadaşlarımla açılış günü ve cuma günü olmak üzere iki kez gittik. İlk gün gittiğimizde daha standlar yeni kuruluyordu rahat rahat gezdik ama ikinci gidişimizde etraf ana baba günüydü. O kadar çok ilkokul öğrencisi vardı ki değil standlara bakmak yürümek bile zordu. İlknoktadaki indirimle fuar çakışınca anca üç kitap alabildim fuardan. Onları da kitaplığa kaldırdım şimdilik çünkü LYS ;_; Seneye stand görevlisi olarak fuarda çalışmayı umuyorum :>

  • Periodiclibrary artık instagramda! Şu an pek fazla bir şey yok ama ileride okuma hallerini, alıntıları, çekilişleri instagramdan takip edebileceksiniz! Takip etmek için tık!






Diyecek başka bir şeyim kalmadığına göre raporu sonlandırıyorum ^-^

11 Mayıs 2015 Pazartesi

Pinuccia'nın Bahar Okuma Şenliği: Rapor



Başlığa Pinuccia'nın Bahar Okuma Şenliği: Rapor yazdım yazmasına ama rapor edilecek kitap yok denecek kadar az. Kendimi baya hayal kırıklığına uğrattım. Şenliğe katılırken daha iyi bir skor elde edeceğimi düşünüyordum ama olmadı. Neyse henüz her şey bitmiş değil. 20 Hazirana kadar 3-4 kategori daha tamamlasam bana yeter. 
Bakalım neler okumuşum?


2. Kategori (10 puan): Bir çizgi roman veya foto roman.

Ao Haru Ride 1 (Blue Spring Ride #1)- Io Sakisaka 184 sayfa


10. Kategori (10 puan): Fantastik kurgu/bilim kurgu/distopya/steampunk vb. türde bir kitap.

Çöküş ve Yükseliş-Leigh Bardugo / 422 sayfa / Martı Yayınları

19. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplam 60 puan): Aynı yazardan üç kitap. (Kitaplar aynı seriye ait olabilir).

Beni Seç-Kiera Cass  336 sayfa / DEX Yayınevi

Elit-Kiera Cass 288 sayfa / DEX Yayınevi

Sonsuza Dek-Kiera Cass 292 sayfa / DEX Yayınevi

20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.

Yeni yazarları keşfetmek lazım. Kim bilir şimdiye kadar hiçbir kitabını okumadığımız ama çok seveceğimiz ne çok yazar var. Bir Türk kadın, bir Türk erkek, bir yabancı kadın, bir yabancı erkekten olmak üzere toplam 4 kitap okumanız gerekiyor.
Duman ve Kemiğin Kızı-Laini Taylor 444 sayfa / Artemis Yayınları
-
-
-
21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Karakterlerin bulundukları kitaba isim verdikleri dört kitap.
Örnek: Dr. Jekyll ve Mr. Hyde, Frankenstein, Vincent Spinetti'nin Tuhaf Kariyeri, Doktor Jivago, Oliver Twist, Kerem ile Aslı, Ben Malala, Martin Eden, Thérése Raquin, Tom Jones v.b.

Dracula-Bram Stoker
Hannibal Doğuyor-Thomas Harris
Delirtici Düşlerin Dexterı-Jeff Lindsay 288 sayfa / Artemis Yayınları
Değerli Dostum Dexter-Jeff Lindsay


7 kitap okuduğum için 70 puan
19. kategoriyi tamamladığım için ekstradan 30 puan
Toplamda 2254 sayfa okuduğum için 22 puan
                                       +
______________________________________________

122 PUAN


4 Mayıs 2015 Pazartesi

Tanıtım, Çekiliş ve daha fazlası: Kurucunun Kızı-Amy Angel




Kitap Adı: Kurucunun Kızı
Orijinal Adı: The Book of Ivy

Yazar Adı: Amy Engel

Yayınevi: Yabancı
Sayfa Sayısı: 272

Çevirmen: Merve Özcan
Tür:  Fantastik
Satın almak için: kitapyurdud&rokuokuidefix, ilknokta
Goodreads Puanı: 4.21



Dehşet verici bir nükleer savaş sonrası Amerika Birleşik Devletleri büyük ölçüde yok edilmiş, sadece küçük bir grup hayatta kalmıştı. Geriye kalanları kimin yöneteceği konusunda Lattimer’lar ve Westfall’lar arasında çıkan savaşı Westfall ailesi kaybetmişti. Ve beş yıl sonra barış ve kontrol, her yıl yapılan bir törenle, kaybeden tarafın kızları ile kazanan tarafın erkeklerinin evlendirilmesiyle sağlanmaktaydı. Bu yıl benim sıram gelmişti. Benim adım Ivy Westfall ve görevim basitti: Başkan’ın oğlunu, müstakbel kocamı öldürmek ve Westfall ailesinin gücünü geri kazanmasını sağlamak. Ama görünen o ki, Bishop Lattimer ya çok yetenekli bir oyuncu ya da ailemin iddia ettiği gibi kalpsiz, zalim bir çocuk değil. Hatta beni bu dünyada gerçekten anlayan tek kişi bile olabilir. Ama kaderimden kaçmama imkân yok. Ben Westfall mirasını geri alacak kişiyim. Çünkü Bishop ölmeli. Ve onu öldüren ben olmalıyım… 



ÖN OKUMA


“Hepinizin bildiği gibi,” dedi, “gencin ismini okuyaca­ğım, o da öne çıkacak. Sonra zarfı açacağım ve karısı ola­cak kızın adını okuyacağım.” Aşağı, bize baktı. “Lütfen is­miniz okunduğunda sahneye çıkın. Eğer bittiğinde isminiz okunmadıysa, bu sadece komitenin bu seneki oğlanların hiçbiriyle iyi bir eşleşme yakalayamadığınıza karar verdiği anlamına geliyor.” Bize canlı bir gülümseme verdi. “Bunda utanılacak bir şey yok,” dedi, “elbette.” Ama seçilmemek utanç vericiydi; herkes bunu biliyordu. Kimse yüksek sesle söylemiyordu ama kimseyle eşleşmemesi kızın suçuydu. Her zaman kızda bir şey eksik bulunurdu, asla öbür türlü olmazdı.
Çağırılan ilk isim Luke Allen’dı. Sarışındı, burnuna sa­çılmış esmer şeker gibi çilleri vardı. Bayan Lattimer önünde ismi yazlı zarfı yırtıp açarken gözleri biraz büyüdü, krem kartı çıkardı. “Emily Thorne,” diye çağırdı. Arkamdan hışırtı ve heyecanlı mırıldanmalar geldi, kafamı çevirdim. Ufak tefek, karamel saçlı kız kendi sırasında oturan kızların dizlerini geçti. Merdivenlerden sahneye ilerlerken birazcık tökezledi ve Luke elini almak için aceleyle öne ilerledi. Bazı kızlar, sanki bu gördükleri en romantik hareketmiş gibi iç çektiler ve ben gözlerimi yuvalarında, yerli yerinde durması için zorladım. Luke ve Emily rahatsızca dikildiler, birbirleri­ne kaçamak bakışlar attılar, sonra sıradaki çiftin ilan edilme­si için sahnenin kenarına kışkışlandılar.
Kalın zarf yığınını bitirmek saatler sürmüş gibi geldi. Ve o zaman bile oturan bir sürü kız vardı, yanımda olan da dâhildi. Bayan Lattimer son zarfı tutarken yanaklarından gözyaşları akıyordu. Ona sevinmesini, bu akşam eve gide­bileceği ve gelin olmak dışında hayatında neleri başarmak istediğine karar verebileceği için mutlu olmasını söylemek istedim. Ama sözlerim soğuk bir rahatlatma olacaktı. Çün­kü herkesin bu kız hakkın hatırlayacağı tek şey, eve evlen­meden döndüğü ve günün sonunda seçilmemiş olduğuydu.
Bayan Lattimer omzunun arkasından kocasına baktı ve başkan ayağa kalktı, podyuma yaklaştı. Uzun bir adamdı; oğlunun boyunu nereden aldığını görmek kolaydı. Koyu saçları zamansız şakaklardan grilerle lekelenmişti, çene­sindeki çukur güçlüydü. Soluk mavi gözleri kalabalığı in­celedi, benim üzerimde duraksadı. Omuriliğime bir titre­me geldi ama bakışlarına karşılık verdim.
“Bugün özel bir gün,” dedi. “Normalde olduğundan daha da özel. Yıllar önce, savaştan sonra, nasıl tekrardan inşa edeceğimize dair anlaşmazlık vardı. Nihayetinde iki taraf bir uzlaşmaya varabildi.”
Savaşı bir anlaşmazlığa, mecbur bırakılmayı uzlaşmaya döndürmesini ilginç buldum. Bize anlattığı hikâyelerdeki kelimeleri çarpıtmada hep uzman olmuştu.
“Hepinizin bildiği gibi, babam Alexander Lattimer en sonunda kontrolü ele geçiren gruba liderlik etmişti. Ve Sa­muel Westfall ona karşı çıkmış ancak zaman içinde, gele­cek için babamın vizyonunu kabul etmişti.”
Bu yalandı. Büyük babam asla Westfall için Lattimer’ın vizyonunu kabul etmemişti. Demokrasiyi, insanların oy hakkının olmasını ve hayatları hakkında söz sahibi olabil­melerini istemişti. Sürekli büyüyen, hayatta kalmayı başa­ran grubu, bu şekilde tutarak ve yerleşecek bu yeri bula­na dek sürekli hareket ederek yıllarını harcamıştı. Sonra kendisi ve soyundan gelenler için bir hanedanlık isteyen Alexander Lattimer tarafından hepsi elinden koparılıp alınmıştı.
Kafamı kalabalıktaki babama ya da Callie’ye çevirme­ye cesaret edemedim. Bunca yılın ardından duygularını saklamakta becerikliydiler ama ben gözlerindeki öfkeyi okuyabilirdim ve kendi gözlerimde gözükmesine izin ve­remezdim.
“Ve bugün, ilk defa bir Lattimer ve Westfall arasında bir evlilik oluyor,” dedi başkan Lattimer gülümseyerek. Bana içten göründü ve belki de öyleydi. Ama ben ayrıca bu evliliğin onun için ne demek olduğunu da biliyordum. Gücünü sabitlemek için başka bir yoldu ve buna çok mem­nundu. Babamdan sonra başka bir Westfall olmayacaktı. Başkan Lattimer için Westfall soyunun sona ermesi yeterli değildi; benim çocuklarımı da Lattimer’lara çevirmeliydi.
“Şimdiye dek ailelerimizden hiçbiri kız üretmekte pek başarılı olamamıştı.” Başkan Lattimer devam etti. Kalaba­lıktan hafif gülüşme sesleri geldi ama kendimi katılmaya zorlayamadım, katılmam gerektiğini bilsem bile. Gülüş­meler kesildiğinde, Başkan Lattimer herkesin görmesi için zarfı kaldırdı. “Başkan’ın oğlu ve Kurucu’nun kızı,” diye duyurdu.




Şimdi sıra benim en sevdiğim şeyde yani ÇEKİLİŞTE!
Teşekkürler Yabancı Yayınları!


a Rafflecopter giveaway

Şartları yerine getirdiğime göre artık tek yapmam gereken arkama yaslanıp şanslı üç kişiden biri olmayı ummak. Şans sonsuza dek sizinle olsun!