25 Mayıs 2017 Perşembe

Kitap Yorumu: Austen Diyarı-Shannon Hale

austen diyarı shannon hale kitap yorumu periodic library
Türkçe basımının kapağını hiç sevmediğimden bunu koyuyorum.

Tam filmini izlemeye başlayacakken yav önce kitabının yorumunu bloga yazsam ya dememle işte buradayız. 

Austen Diyarı, Jane Austen kitaplarını özellikle de Bay Darcy’i takıntı haline getirmiş olan Jane Hayesin biraz komik biraz da trajik hikayesi hakkında. Zavallı Jane aşkta hep kaybetmiş biri. Ne zaman gerçek aşkı bulduğunu zannetse hayat bir güzel tekmelemiş onu. O da ayrılık acılarını Jane Austen kitaplarını zilyonuncu kez okuyarak ve baş ucunda Aşk ve Gurur dvdsi bulundurarak gidermeyi tercih etmiş. Tam gerçek hayattaki erkeklerden ümidini kesmiş, yalnızım çünkü tüm şahane erkekler kitaplarda yaşıyor mantığıyla hayatına devam etmekteyken Jane’in bu takıntısını bilen teyzesinden gelen hediyeyle hayatı bir kez daha tepetaklak olur.

Gelen hediye Pembrook Park’ta 3 hafta tatildir. Pembrook Park, 21. yüzyılda 18. yüzyıl İngilteresini yaşayabileceğiniz bir tatil merkezidir. Şöyle ki bir kere Pembrook Park’a adım attığınızda bir daha çıkana kadar o yüzyıla aitmişsiniz gibi davranmak zorundasınız. Jane ilk başta bu hediyeye olumlu bakmasa da daha sonra Pembrook Park’ı, Darcy takıntısını yenmek için bir fırsat olarak görür. Hesaba katmadığı bir şey vardır ki o da tek amaçları Pembrook Park müşterilerini memnun etmek olan, 18. yüzyıl beyefendilerini oynayan aktörlerdir.
Çok genç yaşında sevmeyi Austen’dan öğrenmişti. Ve o zamanki toy anlayışına göre Austen’ın dünyasında gönül eğlendirme diye bir kavram yoktu. Her aşk evlilikle sonuçlanmalıydı, her flört sonsuza dek bağlanacağı bir partner bulmak için bir araçtan ibaretti. Dolayısıyla Jane için hâlâ umut bağladığı her aşk macerası sona erdiğinde, boşanmak kadar sarsıcı bir darbe alıyordu. Hislerin fazla mı yoğun, Jane? Ah evet. Fakat insanın elinden ne gelirdi ki?
Bir çırpıda biten, sürükleyici ve eğlenceli bir kitaptı Austen Diyarı. Özellikle son kısımları bayağı heyecanla okudum. Hatta okurken sabahladım. Tam böyle hah işte mutlu son dediğim anlarda ters köşe yapıp YAPMA ETME KIZIM!!!! diye sövdüm ve bu döngü birkaç kez tekrarlanınca minnoş kalbim bu kadar strese dayanamadı ve yattım uyudum :D Sevgili Pembrook Park sakinleri rüyalarımda da yalnız bırakmadılar tabii o ayrı :D

Bölümler arasında Jane’in eski sevgilileriyle ilgili (Tam tamına 13 kişiyle ilgili!) böyle 1-2 sayfalık anılar vardı ve hepsi birbirinden trajikomikti :D Güldüğüme bakmayın tek isteği sevmek ve sevilmek olan Jane’in başına gelmeyen kalmamış aslında.

Kitap boyunca 18. yüzyıl adabı muaşeret kurallarıyla ilgili ufak birkaç bir şey de öğreniyoruz. Mesela nişanlı olmadığı sürece bir erkeğin bir kadına ilk adıyla hitap etmesi ve tanıştırılmadığınız biriyle konuşmanın ayıp olması, balık veya meyve yerken bıçak kullanılmaması çünkü bunlardaki asitin gümüşü karartacağı vs. vs.

Jane Austen’a elini verip kalbini kaptırmış biriyseniz ve okurken sizi yormayacak bir kitap arıyorsanız ihtiyacınız olan kitap Austen Diyarı olabilir. Keyifle kalın! :)

22 Mayıs 2017 Pazartesi

Kore Dizisi Tanıtımı: Circle -Two Connected Worlds (2017)

Kore Dizisi Tanıtımı: Circle-Two Different Worlds (2017)
Tür: Bilimkurgu, gizem
Yönetmen: Min Jin Ki
Senarist: Kim Young Hyun, Park Sang Yeon, Kim Jin Hee, Yoo Hye Mi, Ryu Moon Sang, Park Eun Mi
Bölüm Sayısı: 12
Yayın Aralığı: 22 Mayıs 2017- 27 Haziran 2017
Yayınlandığı Günler: Pazartesi ve Salı
Bölüm Süresi: 60 dakika
Yayınlandığı Kanal: tVN

Circle Konusu

Circle, biri 2017 (günümüz) biri de 2037 (gelecek) olmak üzere iki farklı boyutta geçen bir bilimkurgu dizisidir. Dizi, 2017’deki uzaylı istilasının 2037’deki Sıradan ve Akıllı Dünyaya olan etkilerini konu almaktadır. Sıradan Dünya diye tabir edilen dünyada insanlar vebadan kırılmakta ve yolsuzluk almış başını gitmekteyken, insanların duygularının kontrol edildiği Akıllı Dünyada ne suç ne de hastalık vardır. Dizi bu iki dünya rasındaki bağ etrafında dönmektedir.
Kore Dizisi Tanıtımı: Circle-Two Different Worlds (2017)

Circle Oyuncular ve Karakterleri

Yeo Jin Go-Kim Wo Jin: 2017 yılında yaşayan ve hayatta kalmak için çabalayan bir üniversite öğrencisidir. İkiz kardeşi Bum Kyun’un da ölümünü içeren seri ölümler arkasındaki gerçeği aramaktadır.
Kim Kang Woo-Kim Joon Hyuk: 2037’deki Sıradan Dünyada yaşamakta olan azimli ve fevri bir dediktiftir. Bir nedenden ötürü Akıllı Dünyaya geçmeye çalışmaktadır.
Gong Seung Yeon-Jungyeon: Kim Wo Jin’in okuduğu üniversitede “Mühendisliğin Tanrıçası” diye anılmaktadır. En yakın arkadaşının intihara kalkışmasından sonra hayatı değişir. Kim Wo Jin ile yolları keşistikten sonra kaybettikleri kişilerin ölümleri arkasındaki gerçeği birlikte araştırmaya başlarlar.
Lee Ki Kwong-Lee Ho Soo: Akıllı Dünyadaki bir devlet memurudur. Bir cinayet vakasını çözmek için Joon Hyuk ile ekip olurlar.

Circle Trailerı

Kaynak: Kdramapal

Az çok Kore dizisi izleyenler bilir ki bilimkurgu dizilerde popüler olan bir tür değildir genelde. İşte Circle ilk başta türünün farklılığıyla dikkatimi çekti. Sonra da Introverted Bosstaki Boss’umuzun kız kardeşinin de dizide olacağını öğrendim ve beklenen dizilerime ekledim hemen. Konusunun çetrefilli oluşu acaba senaristler bunun altından kalkabildiler yoksa çoğu dizide olduğu gibi finalde saçmaladılar mı diye düşündürtmüyor değil. Umalım da izlediğimiz her dakikadan zevk aldığımız bir dizi olsun!
Peki ya siz? Circle’ı izlemeyi düşünüyor musunuz ya da konusu ilginizi çekti mi?
Keyifli günler! :)


19 Mayıs 2017 Cuma

Pazar 6'lısı: Haziran Temaları

pazar 6'lısı, pazar altılısı
Son iki haftam ödev telaşıyla geçtiği için Pazar 6'lısını çok boşladım, biliyorum. Yeni temaların yayınlanmasını bekleyenlerden özür dilerim. Umuyorum ki yeni temaları beğenirsiniz de affedersiniz :>

21 Mayıs: Genç Kitleye Hitap Eden 6 Kitap ya da Gençlerin Mutlaka Okuması Gereken 6 Kitap
15-21 Mayıs haftası gençlik haftasıymış. Bu yüzden buna uygun bir şey olsun istedim. İki tema arasında seçim yapamadığım için ikisini de ekledim. Seçim sizin :))
28 Mayıs: Olayın Geçtiği Mekanı Gezme İsteği Uyandıran 6 Kitap
Bazı kitapları okurken ah şimdi orada olmak vardı diyoruz ya, hah işte bu tema o kitaplar için!
4 Haziran: Yazın Okumayı Planladığınız 6 Kitap
Yaz için tatil planları yapıldı, peki ya okuma planları? Gelin birlikte yapalım!
11 Haziran: Serbest -Önerilere Açık-
18 Haziran: Babalar Günü Özel
Edebiyatın unutulmaz baba karakterleri, babanıza alabileceğiniz 6 kitap, en kötü 6 baba karakteri vs vs.
25 Haziran: Yılın İlk Yarısında Okuduğunuz En Güzel 6 Kitap

Temalar hakkında ne düşünüyorsunuz, beğendiniz mi? ^_____^

17 Mayıs 2017 Çarşamba

9. Kocaeli Kitap Fuarı

Merhabalar efenim, uzun bir ara oldu değil mi? Kitap fuarı da olmasa bu ara daha uzar giderdi ama fuarla ilgili şeyleri bir an önce yazmak istedim ki belki gideceklere rehber olur.  Sizin için final notumu belirleyecek olan, teslim tarihi de yarın olan ödevi kenara bırakıyorum. Ne kadar da düşünceli, yardımsever bir Eslem…
Şimdi, ciddiyet lütfen.
Kapılarını 9. kez açan Kocaeli Kitap Fuarına tabii ki  bir gelenek haline geldiği için ilk gün sabahtan en yakın arkadaşımla gittik. Ve tabii ki yine saatlerce –tamam abartmıyım yarım saat falan protokol konuşmasının bitmesini bekledik. HEM DE AYAKTA. Hayır ben demiyorum ki konuşma yapılmasın. Yapılsın tabii, yine yapılsın ama bizi salın bırakın başlayalım gezmeye. Yazık değil mi beklerken tüm enerjimizi harcadık zaten. Tam böyle artık öleyazıyorduk ki karşımızda duran mescit tabelasını görüp dedim mescitte mi otursak ki????JLGJHKJJGH Resmen hayatımda önerdiğim en mantıklı şeydi.  O kadar süre ayakta dikildikten sonra oturmak o kadar iyi geldi ki. 
Oturmuş olmanın verdiği mutluluk :'))
Protokol bittikten sonra direkt sahaflara daldık. Zaten daha gelmeden önce karar vermiştik bu sene ilk gün sahafları dolaşacağız diye. 20 küsur sahaf vardı ve hepsini tek tek gezdik. Gerçekten çok uyguna satanlar da vardı, gereksiz pahalıya satanlar da. Öyle ki sahaftaki bazı kitapların fiyatı internetteki fiyatlarından bile pahalıydı.
İşte Kocaeli Kitap Fuarında mutlaka uğranılması gereken sahaflar
  1. Gençler Sahaf-C90
  2. Kibrik Kitabevi Sahaf-C102
  3. As-Es Kitap-C105
  4. Nadir Sahaf-C109
Yukarıda gördükleriniz de benim sahaftan kaptıklarım. Ritmatist’i öyle alakasız bir rafta buldum ki :D Bir anda gözüme Brandon Sanderson yazısı çarptı ve hemen kurtardım olduğu yerden. Şöyle Sissoylunun ikinci kitabını bulsaydım daha çok sevinirdim ama ne diyoruz? Brandon Sanderson olsun çamurdan olsun! Kuzey Işıklarının başka bir sahafta daha güzel kapaklı halini görünce biraz pişmanlık yaşadım ama çok uyguna aldığım için onu da sineye çektim. Sahaftan son aldığım kitap olan Şahane Bir Kadının Günlüğü ise tamamen kapağına göre seçilip alındı. Bellenin Kütüphanesi sağ olsun historical türünü merak edip duruyordum ama neyle türe girsem bilmiyordum. En sonunda dedim Eslem bodoslama dal bir yerden :D 

Şimdi de gelelim yayınevlerinin yaptıkları indirimlere.
İş Bankası: %25
Altın Kitaplar: %25
April Yayınları: %50
Parodi Yayınları: Kitaplar 5, 10, 15 liralık olanlar olarak ayrılmış.
Olimpos Yayınları: Üç kitap 35, 5 kitap 45 lira şeklinde bir indirim vardı. 
Diğer yayınevlerini not almayı unutmuşum ama öyle ahım şahım indirimler de yoktu maalesef. 

Fuarın girişinde fuarla ilgili görüşlerin vs. yazılabildiği bir alan oluyor sürekli. Böyle renkli renkli post-it'lere yazıp yapıştırılıyor. Ortaya da şöyle güzel bir görüntü çıkıyor. Ben de vakit kaybetmeden iliştiriverdim blogumu hemen :D 



Reklamımı yapmadan da geçmedim 

Fuar bu önümüzdeki cuma kapanacak. Sırf gezmek için bile olsa gidip bir uğrayın bence. Keyifli günler!

3 Mayıs 2017 Çarşamba

Kütüphane Günlükleri #1

uyku haruki murakami beyaz kraliçe philippa gregory
Kütüphaneler... Bir okurun olmazsa olmazı, kurtarıcısı... 
Lisedeyken en yakın arkadaşımla öğle aralarını kütüphanede geçirirdik genelde. Kitap okumak için de konuşmak için de en ideal yer kütüphaneydi. Konuşurken kimseyi rahatsız etme gibi bir korkumuz da yoktu çünkü koca kütüphanedeki yegane kişiler sadece bizdik. Kütüphane adeta bizim özel alanımızdı.

Sözün özü lise dönemimde kütüphane benim için vazgeçilmezdi. Sonra liseden mezun olunca hayatımda kütüphane diye bir şey kalmadı. Üniversiteye başlayınca üniversite kütüphanesini ziyaret etmeye başladım ama bana hitap eden kitapların sayısı yetersiz olunca bu ziyaretlerin arası git gide uzadı. 

Sonra bir gün sınıf arkadaşım beni şehir kütüphanesiyle tanıştırdı! Yirmi yıldır aynı şehirde yaşayıp da bir kere olsun şehir kütüphanesine gitmemek daha doğrusu varlığından bile habersiz olmak oldukça utandırıcıydı. O gün bugündür aradaki o yirmi yıllık açığı kapamaya çalışıyorum :D 

Şu an ilkini yazıyor olduğum Kütüphane Günlükleri yazılarımda kütüphaneden ödünç aldığım güzelliklerden bahsetmeye karar verdim. 

Kütüphaneden bir seferde alınabilen kitap sayısı üç, süresi ise on beş gün. Çoğu zaman aldığım üç kitaptan sadece ikisini okuyabiliyorum. Bunların yanında e-kitap ve kendi kitaplarımdan da okuduğum için bu sayı beni şimdilik mutlu ediyor.

Şiiimdi gelelim son ziyaretimde aldığım kitaplara. 

  • Beyaz Kraliçe-Philippa Gregory
  • Uyku-Haruki Murakami
  • Çocukluğun Sonu-Arthur C. Clarke

Hepsi okumak istediğim ama kütüphaneye giderken aklımda olmayan kitaplardı. Beyaz Kraliçeyi almamda şu an yayınlanmakta olan Beyaz Prenses dizisinin etkisi bayağı bir fazla. Dizinin ilk bölümüne öylesine başlamıştım ama bir bölümle kendine bağladı. Yalnız şöyle de bir sorun vardı, kim kimin nesi tam anlayamıyordum. Yok efendim Yorklardı, Tudorlardı, Plantagenetlerdı derken her şey karman çorman olmuştu. Bunun üstüne kütüphanede Beyaz Kraliçeyi görünce hiç durmayıp aldım. Beyaz Kraliçenin, Beyaz Prensesten önceki olayları anlatması benim için çok yardımcı oldu. Dizideki karakterlerin mazilerini bildiğimden şimdi izlemesi daha zevkli. 
uyku haruki murakami

Uykunun da konusu ilgimi çekiyordu hep ama etiket fiyatı sağ olsun uzak duruyordum. Tam aldığım kitapları görevliye kaydettirmeye giderken çarptı gözüme Uyku. Onu da hiç düşünmeden alıverdim. Kitabı bitirdim ve beklediğim gibi miydi değil miydi bilmiyorum. 

Çocukluğun Sonu ise Athenanın Güncesinde yorumunu okuduğumdan beri merak ettiğim bir kitaptı. Ama sanırım teslim tarihine kadar okumayı yetiştiremeyeceğim. Belki süresini uzattırırım bilemiyorum.

Böyle işte. Sırf gevezelik yapacağım bir yazı dizisine daha başladım. Kütüphaneden kitap aldıkça yazmayı umuyorum. Belki kitapları okumadan önce yazıp beklentilerim hakkında konuşurum ya da okuduktan sonra ufak yorumlarla birlikte yazarım. Instagramda da #kütüphanegünlükleri olarak paylaşacağım. İsterseniz buradan instagram hesabıma da ulaşabilirsiniz. Orayı da aktif bir biçimde kullanmak istiyorum artık.


Öyle işte, kendinize iyi bakın, keyifli günler!

27 Nisan 2017 Perşembe

Yeni Çıkacak Kore Dizileri | Mayıs

Yeni yazısına merhaba diyelim! Blogta zaten yeni başlayacak Kore dizilerinin tanıtımlarını yazmaya çalışıyorum ama dizi çok olunca her birine ayrı yazı yazmaya yetişemiyorum. Dedim aylık olarak çıkacak Kore dizilerini kısa bilgilerle birlikte yazayım da ayrı bir tanıtım yazmaya vakit bulamadıklarım da ağlamasın. Hem böyle daha derli toplu olacağına inanıyorum. Öyleyse mayısta çıkacak olan Kore dizileri neymiş görelim!

1-Third-Rate My Way

third rate my way kore dizisi tanıtımı konusu
Tür: Romantik, Tarihi
Bölüm Sayısı:  16
Çıkış Tarihi: 8 Mayıs 2017
Detaylı tanıtımı için dizi adına tıklayabilirsiniz.

2-Seven Day Queenseven day queen konusu tanıtımı

Tür: Tarihi
Bölüm Sayısı: 20
Çıkış Tarihi: 31 Mayıs 2017

3-Ruler: Master of the Mask

ruler master of the mask konusu tanıtımı kim soo hyun
Tür:  Tarihi
Bölüm Sayısı: 20
Çıkış Tarihi: 10 Mayıs 2017
Detaylı tanıtımı için dizi adına tıklayabilirsiniz.

4-Lookout

Lookout konusu yorumu
Tür: Bilinmiyor
Bölüm Sayısı: Bilinmiyor
Çıkış Tarihi: Bilinmiyor

5-Suspicious Partner

suspicious partner konusu yorumu tanıtımı
Tür: Romantik Komedi, Gerilim
Bölüm Sayısı: 16
Çıkış Tarihi: 10 Mayıs 2017

6-My Sassy Girl
my sassy girl 2017 kore dizisi tanıtımı konusu

Tür: Tarihi, Romantik
Bölüm Sayısı: 16
Çıkış Tarihi: 29 Mayıs 2017

7-Circle

circle kore dizisi tanıtımı konusu
Tür: Bilimkurgu, Gizem
Bölüm Sayısı: 12
Çıkış Tarihi: 22 Mayıs 2017
Detaylı tanıtım için buraya tıklayabilirsiniz.

Anlaşılan o ki mayıs ayı tarihi dizilerin ayı olacak. Ne mutlu tarihi dizi severlere! Kim Seul Gi'den dolayı Lookout'u merakla bekliyorum ben. İleriki zamanlarda dizi hakkında ayrı bir tanıtım yazısı yazacağım umarım. Peki sizin merak ettiğiniz diziler hangisi? Paylaşın benimle, konuşalım! ^____^

20 Nisan 2017 Perşembe

Kitap Yorumu: Hava Uyanıyor-Elise Kova (Air Awakens #1)

Kitap Adı: Hava Uyanıyor #1
Orijinal Adı: Air Awakens #1
Yazarı: Elise Kova
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Türü: Genç Yetişkin, Fantastik
Sayfa Sayısı: 400
Basım Yılı: 2016
Goodreads Puanı: 4,02/5
Puanım: 2,5/5


Solaris İmparatorluğu, başkenti birleştirmeye bir zafer uzağındaydı ve nadir görülen büyüsel bir yakınlığın sahibi, on yedi yaşındaki kütüphaneci çırağı Vhalla Yarl savaşın seyrini değiştirebilirdi.

Vhalla, Büyücüler Kulesi’ndeki gizemli büyü topluluğundan uzak durması gerektiğini bilerek büyümüştü ve kitapların sessiz dünyasında oldukça mutluydu. Ancak farkına varmadan, gelmiş geçmiş en büyük büyücülerden biri olan Prens Aldrik’in hayatını kurtardıktan sonra, yavaş yavaş onun dünyasına doğru çekildiğini hissediyordu. Şimdi önünde vermesi gereken zor bir karar vardı: Ya büyüsünü kabul edip bildiği hayatı terk edecek ya da büyücülükten defedilip eski haline dönecekti. Gölgelerde dolanan kudretli güçlerle birlikte, Vhalla’nın kararsızlığı ona sandığından çok daha fazlasına mal olacaktı. 
Sevenleri kusura bakmasın ama Hava Uyanıyor'u iki kelimeyle tarif etmek gerekirse şişirilmiş bir balon derdim. Kitaptaki fantastik öge element bükmek (kitaptaki adıyla yakınlık kurmak) olunca kitabın adı sürekli Avatar: Son Hava Bükücü çizgi dizisiyle birlikte anılıyordu ve Avatar da benim en sevdiğim yapımlardan biri olduğu için kitabın da aynı muhteşemlikte olduğunu düşünüyordum. Ne kadar yanılmışım. 

Kitapta ateşi kontrol eden ateştutucular, havayı kontrol eden rüzgargüdücüler, suyu kontrol eden suakıtıcılar ve toprağı kontrol eden yerkırıcı büyücüler var. Ha tabi bir de sıradan insanlar var. Bu sıradan insanlarımızdan biri de Vhalla Yard. Kütüphaneci çırağı olarak hayatını sürdüren olan Vhallanın bir olay sonucunda bir büyücü, hatta 100 yıldır görülmemiş bir büyücü olduğu ortaya çıkıyor: bir rüzgargüdücü.

Buraya kadar kulağa iyi geliyor değil mi? Kitap tam da bu noktadan sonra açılacakmış gibi geliyor ama maalesef. Vhalla büyücü olduğuna bir türlü inanmıyor. Ben büyücü olamam da olamam diye tutturuyor ve ben okurken kafamı duvara sürtme isteği ile dolup taşıyorum. 

Büyücü olduğunu kabul ettiğinde de absürtlükler bitmiyor ne yazık ki. Bilinçli olarak ilk büyü yaptığı bir bölüm vardı ki evlere şenlik. Neredeyse sıfır uğraşla büyü yapmayı başarıyor kızımız. Bahanesi de çok yetenekli, çok zeki bir büyücü olması. Tamam yazdığın karakter çok yetenekli olabilir ama bırak biraz hata yapsın, hatalarından bir şeyler öğrensin, çalışsın, çabalasın. Başarının böyle löp diye sunulması kurgunun inandırıcılığını yok ediyor bence. 

Prens Aldrikle ilişkisi var bir de beni hiç tatmin etmeyen. Bu kadar gelişimden yoksun bir ilişki yazılabilirdi. İkilinin diyalogları çok ruhsuz ve boştu. Ne ara birbirlerine aşık olduklarını ise kesinlikle anlayamadım.

Ayakları yere basmayan bir kurgu, gelişim göstermeyen karakterler ve sırf fantastik kategorisi altında gösterilebilmek için serpiştirilmiş büyü ile Hava Uyanıyor 5 üzerinden 2 alan bir kitap oldu benim için. Yazık oldu, cidden çok yazık oldu. 


9 Nisan 2017 Pazar

Pazar 6'lısı: Okumak İstediğim 6 Seri


Bugünün pazar olduğunu ana sayfadaki pazar 6'lısı yazılarını görünce fark ettim desem? Hafta sonuna bile vize konulduğu için hafta içinden bir farkı olmayan bir gündü benim için ta ki Pazar 6'lısını görene kadar. Hızlıca 6'lımı paylaşıp ders çalışmaya kaçacağım.


1)Buz ve Ateşin Şarkısı - G. R. R. Martin
Dizinin ilk üç sezonunu izlemiştim. İlk kitap ilk sezonla bayağı birebirmiş. Sonunu bildiğim için ilk kitabı okumak belki biraz sıkıcı olabilir. O yüzden erteliyorum seriyi. 

2)Kral Katili Güncesi - Patrick Rothfuss

Tuğla kadar kalın olmasalar korkmayacağım okumaya ama 1000 küsür sayfadan oluşuyor kitaplar el insaf! 

3)Centilmen Piçler Serisi - Scott Lynch

Aslında ilk kitap olan Locke Lamoranın Yalanlarına başlamıştım ve çok da sevmiştim ama sonra araya giren şeyler yüzünden kitabı yarım bırakmak durumunda kalmıştım. Bir ara tekrardan başlayacağım umarım.

4)Cehennem Makineleri - Cassandra Clare

Aslında Cassandra Clare'in Ölümcül Oyuncaklar serisini biraz okumuş ama çok sevmemiştim. O yüzden de Cehennem Makinelerini okumak aklımda yoktu. Sonradan seriyle ilgili çok fazla olumlu yorum okudum. Bir de okuyucuları ikiye bölen bir aşk üçgeni varmış. Sırf hangi tarafta yer alacağımı görmek için bile okumak istiyorum :D

5)Otostopçunun Galaksi Rehberi - Douglas Adams

6)Milenyum Serisi - Stieg Larsson


Sizin okumayı planladığınız seriler neler? Mutlaka okumalısın dediğiniz seriler varsa benimle paylaşmaktan çekinmeyin lütfen. Keyifli günler!

4 Nisan 2017 Salı

Kore Dizisi Tanıtımı: Third Rate My Way/Fight For My Way (2017)

Tür: Romantik
Yönetmen: Le Na Jeong
Senarist: Im Sang Choon (Oh My Venus)
Kanal: SBS
Bölüm Sayısı: Henüz belli değil
Prodüksiyon: Pan Entertainment (Kill Me Heal Me, Doctors)
Yayın Tarihi: 8 Mayıs 2017
Yayın Günleri: Pazartesi ve salı

Fight For My Way Konusu ve Karakterler

Dizi karşılaştıkları zorluklarına rağmen hayatta istedikleri yolda ilerlemeye çalışan iki gencin hikayesini anlatmaktadır.

Go Dong Man eskiden ünlü bir tekvandocudur fakat şimdilerde adı bile bilinmeyen bir karma dövüş sanatları dövüşçüsüdür. Choi Ae Ra ise bir mağazanın bilgi işleminde çalışan ama günün birinde haber spikeri olmak isteyen bir gençtir. Choi Ae Ra ve Go Dong Man birbirlerini uzun süreden beri tanıyan iki yakın arkadaştırlar. Zamanla aralarındaki arkadaşlık aşka dönüşür.

Dizi, izleyicilerin kalplerini şeker kaplı bir romantizm hikayesinden ziyade gerçekçi bir romantizm hikayesi ile yakalamayı amaçlıyor.


Fight For My Way Oyuncular


Park Seo-Joon - Go Dong-Man

Kim Ji-Won - Choi Ae-Ra
Ahn Jae-Hong - Kim Joo-Man
Song Ha-Yoon - Baek Seol-Hee
Kim Sung-Oh - Jang-Ho


Fight For My Way Trailer

Henüz yayınlanmadı. Yayınlandığında eklenecektir.

***

Önce The Heirs ile sonra da Descendants of the Sun ile öne çıkan Kim Ji Won sonunda hak ettiği başrole Third Rate My Way ile sahip olucak. Diziyi izleneceklerime atmamdaki en büyük etkendir aynı zamanda kendisi. Dizideki erkek başrol oyuncumuz Park Seo Joon ise She Was Prettydeki rolü ile bazılarının gönlünde taht kurarken bende tam tersi bir etki yapmıştı maalesef. Neyseki daha sonra izlediğim Beauty Inside filmindeki rolü ile bu kötü izlenimi silmişti. 

Genelde bir dizi için oyuncular belirlendiğinde ufak da olsa başrollerin birbirine uyup uymadığı konusunda bir fikrim olurdu ama bu sefer hiçbir yorumda bulunamıyorum. Anlaşılan kimyalarının uyup uymadığına ancak izleyince karar verebileceğim. Peki siz ne düşünüyorsunuz? Başrollerimiz sizce uyumlu mu? Kim Ji Won başrolün hakkını verebilecek mi?

Şimdiden herkese keyifli seyirler!^^

31 Mart 2017 Cuma

Pazar 6'lısı: Nisan Temaları


02.04.2017 - 1 Yayınevi 6 Kapak
Bu tema sevgili Bellenin Kütüphanesi blogunun sahibi Bellenin isteği. Ve öhöm benden duymuş olmayın ama birilerinin doğum günü aynı zamanda :>
09.04.2017 - Okumak İstediğim 6 Seri
Geçen haftaki pazar 6'lısı teması en sevdiğimiz 6 seriydi ve Şule de şöyle güzel bir liste oluşturmuştu ve o yazıda belki  haftaya okumak istediğimiz serileri yazarız demişti. Şule ister de ben yapmaz mıyım?
16.04.2017 - Doğum Günümde Hediye Edilmesini İstediğim 6 Kitap
Nisan çokça sevdiğimiz bir muggle'ın doğum ayıymış meğer. Efenim bu muggle'ı çok uzaklarda aramanıza gerek yok. Kendisi bizden biri. En belirgin özelliği kitap okumaya aşık olması ve yorumlarını bizlerden esirgememesi. Evet, bildiniz Okuyan Muggledan bahsediyorum!
23.04.2017 - Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Özel
Ne güzel denk geldi tarih, değil mi? Çocuklarla ilgili olduktan sonra istediğiniz şeyi yazabilirsiniz. 
30.04.2017 - Serbest

Nisan temalarımız böyle. Umarım birlikte keyifli bir ay geçiririz. İyi geceler!^^